
Yaz aylarında Samanyolu’nun merkez bölgesi gökyüzünde yükselmeye başlar. Bu bölge yıldızlar, yıldız kümeleri ve bulutsular açısından gökyüzünün en zengin bölgelerinden biridir. Işık kirliliğinden uzak bir yerden, güney ufku üzerinde Akrep ve Yay takımyıldızlarının bulunduğu doğrultudaki bu zenginlik çıplak gözle bile fark edilebilir.
Haziran’da, akşam hava karardıktan sonra Akrep Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Antares’i güneydoğu ufku üzerinde görebiliriz. Antares, gökadamızdaki en parlak ve en büyük yıldızlardan biridir. Güneş’ten yaklaşık 10.000 kat daha fazla ışık yayar. Akrep Takımyıldızı’nın tamamını görebilmek içinse gece yarısına kadar beklemek gerekir. Bu saatlerde Yay Takımyıldızı da doğmuş olur.
Hava karardıktan sonra tam güneye baktığımızda parlak, beyaz bir yıldız dikkat çeker. Bu yıldız, Başak Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı olan Spika’dır. Spika’yı bulduktan sonra takımyıldızın geri kalanı da bulunabilir. Ancak ilk denemede takımyıldızı gökyüzünde bulmak zor olabilir.
Başak Takımyıldızı’nın bulunduğu bölge, Akrep ve Yay’ın tersine, Samanyolu kuşağından uzak bir doğrultuda yer alır. Bu nedenle yıldız kümeleri ve bulutsular bakımından zengin değildir. Buna karşılık, bu doğrultu Samanyolu’ndaki gaz ve tozdan görece az etkilendiği için evrene açılan bir pencere gibidir. Bu bölgede Başak Gökada Kümesi’ne ait çok sayıda gökada bulunur. Bunlardan bazıları küçük bir teleskopla da görülebilir. Bu gökadaların 11’i Messier Kataloğu’nda yer alır. Hatta Başak’ın bitişiğinde bulunan Aslan Takımyıldızı’nı da buna eklersek sayı 16’ya çıkar. Bu 16 gökada küçük teleskoplarla da görülebilir. Başak ve Aslan takımyıldızları sınırlarında yer alan bu gökadalardan en çok gözlemlenenler arasında Aslan Üçlüsü (Leo Triplet) yer alır.

Güney yönünde, Spika’nın sağ altında Karga Takımyıldızı yer alır. Karga çok parlak yıldızlardan oluşmaz ancak birbirine yakın parlaklıktaki yıldızlarının oluşturduğu küçük dörtgen biçimi sayesinde gökyüzünde kolayca tanınır.
Güneye bakarken başımızı biraz yukarı kaldırdığımızda, Spika’nın çok daha yukarısında yaz gökyüzünün en parlak yıldızı Arkturus’u görürüz. Arkturus bu dönemde gökyüzündeki en yüksek konumuna ulaşır. İçinde bulunduğu Çoban Takımyıldızı da başucuna, yani gökyüzünde tam tepeye yakın bir konuma gelir. Çoban’ın şekli bir dondurma külahına benzetilebilir. Arkturus da bu külahın sivri ucunu oluşturur. Parlak kırmızımsı rengi ve çevresindeki bu belirgin şekil sayesinde Çoban Takımyıldızı’nı tanımak kolaydır.
Samanyolu kuşağının merkezi güneydoğudan yükselirken, kuşak buradan başlayıp doğu ufku boyunca uzanır ve kuzeye kadar takip edilebilir. Doğuya döndüğümüzde, sağ tarafımızda Vega’yı kuzeydoğu ufku üzerinde görebiliriz. Yaz Üçgeni’nin köşelerinden birini oluşturan Vega, tüm gökyüzünün beşinci, yaz gökyüzününse ikinci en parlak yıldızıdır. Yaz gökyüzünün en parlak yıldızı olan Arkturus’la parlaklıkları birbirine çok yakındır. Vega aynı zamanda Lir Takımyıldızı’nın en parlak yıldızıdır. Lir, gökyüzündeki en küçük takımyıldızlardan biridir. Takımyıldızın geri kalanını Vega’nın hemen altında yer alan baklava biçimli yıldız deseni sayesinde ayırt etmek mümkündür.
Yaz Üçgeni’nin bir başka köşesini oluşturan Deneb, Vega’dan kısa bir süre sonra, tam doğudan ve Vega’nın sol tarafından yükselmeye başlar. Deneb, Kuğu Takımyıldızı’nın en parlak yıldızıdır ve kuğunun kuyruğunu temsil eder. Kuğu, çok parlak yıldızlardan oluşmasa da gökyüzünde kolay tanınan takımyıldızlardan biridir. Uzun boynu ve iki yana açılmış kanatlarıyla, gökyüzünde uçan bir kuğuyu andırır.
Üçgenin üçüncü köşesinde ise Kartal Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Altair yer alır. Altair, Vega ve Deneb’den yaklaşık bir saat sonra doğu ufkundan yükselmeye başlar. Arapça kökenli bir ad olan Altair, “uçan kartal” anlamına gelir.
Kuzeye döndüğümüzde, ufuk açıksa Kraliçe Takımyıldızı’nı kuzey ufkunun hemen üzerinde görebiliriz. Bu dönemde Kraliçe, yıl içindeki en alçak konumundadır. Takımyıldızını W harfine benzeyen şekli sayesinde tanımak kolaydır. Kutupyıldızı ve Küçük Ayı Takımyıldızı onun üzerinde yer alır. Büyük Ayı ise geçtiğimiz ay gökyüzündeki en yüksek konumundaydı; bu ay da hâlâ yaklaşık olarak yüksek konumunu korur.
Bu ay gökyüzünde iyi konumda bulunan takımyıldızlardan biri de Ejderha’dır. Küçük Ayı, Kuğu, Lir, Çoban ve Büyük Ayı takımyıldızlarının arasında uzanan Ejderha, Küçük Ayı’yı çevreliyormuş gibi görünür. Parlak yıldızlardan oluşmadığı için ilk bakışta gökyüzünde bulmak zor olabilir. Ancak bir kez tanındığında onu yeniden bulmak çok daha kolaylaşır. Ejderha’yı ararken başını oluşturan dörtgenden başlamak en iyi yöntemdir. Bu dörtgeni bulmak için Küçük Ayı’nın kepçesinin kenarını oluşturan yıldızlarla Vega arasındaki bölgeye bakmak yeterlidir.
Hava karardığında Aslan Takımyıldızı batı ufku üzerinde yer alır. Regulus, bu takımyıldızın en parlak yıldızıdır. Aslan’ın başı, Regulus’la birlikte ters dönmüş bir soru işaretini andırır. Bu belirgin şekil, takımyıldızın gökyüzünde kolayca tanınmasını sağlar.
Ayın başlarında, kış gökyüzünden kalan son parlak yıldızları da batı ufku üzerinde görmek mümkündür. Kış Üçgeni’nin köşelerinden biri olan Prokyon tam batı ufkuna yakın konumdadır. Prokyon’un sağ üzerinde İkizler’in iki parlak yıldızı Polluks ve Kastor, onların sağında ise parlak beyaz görünümüyle Kapella dikkat çeker. Bu yıldızlar, havanın kararmasının ardından kısa süre içinde batı ufkunun altında kaybolur.
Venüs – Jüpiter – Merkür Buluşması
Bu ay gezegenler açısından yılın en hareketli dönemlerinden birine tanık olacağız. Güneş battıktan kısa süre sonra batı-kuzeybatı ufku üzerinde Merkür, Venüs ve Jüpiter aynı bölgede görülebilecek. Bu gezegenlerin ufka yakın konumda bulunması nedeniyle gözlem için batı ufkunun açık olduğu, yüksek bina, tepe ya da ağaçlarla kapanmadığı bir yer seçmek önemli.
Ayın ilk günleri batı ufku üzerinde gezegenler ufuktan yukarı doğru Merkür, Jüpiter ve Venüs sıralamasıyla dizilecek. İlerleyen günlerde Venüs ve Jüpiter birbirlerine giderek yaklaşacaklar. İki gezegen 8 ve 9 Haziran akşamları birbirine çok yakın görünecek. Venüs belirgin biçimde daha parlak, Jüpiter ise onun yakınında daha sönük ama yine de kolay seçilebilen bir parlaklıkta olacak. Bu tarihten sonra sıralama değişecek. Jüpiter, Venüs’ten alçak konumda bulunacak.
16 ve 17 Haziran akşamları ince hilâl evresindeki Ay da bu bölgede yer alacak. Ay, 16 Haziran’da Merkür ile, 17 Haziran’da ise Venüs ile yakın konumda olacak. Özellikle 17 Haziran’daki Ay Venüs yakınlaşması bayrağımızdaki Ay-Yıldız görünümünde olacak.
Haziranda Gezegenler
Merkür, Haziran ayında akşam gökyüzünde yılın en iyi konumlarından birine ulaşacak. Ayın başından itibaren Güneş battıktan kısa süre sonra batı-kuzeybatı ufku üzerinde yer alacak. Merkür ayın ilk yarısında ufkun üzerinde giderek yükselecek giderek daha iyi konuma gelecek ve 15 Haziran’da Güneş’ten en uzak konumunda bulunacağı için akşam alacakaranlığında görülmesi görece kolay olacak. 16 Haziran akşamı çok ince hilal evresindeki Ay, Merkür’ün hemen sağında yer alacak. Haziran’ın sonlarına doğru gezegen ufka yaklaşacağı için görülmesi zorlaşacak.
Venüs, ay boyunda batı ufku üzerinde parlayacak. Ayın sonlarına kadar Jüpiter’le yakın konumda yer alacak ve her akşam ona biraz daha yaklaşacak. 8 ve 9 Haziran akşamları iki gezegen birbirine çok yakın görünecek. Venüs, Jüpiter’den çok daha parlak olduğu için önce onu bulmak daha kolay. 17 Haziran’da Ay Venüs’ü örtecek olsa da bu olay Türkiye’den izlenemeyecek. Ayın ilerleyen günlerinde Venüs yıldızların arasında doğuya doğru hareketini sürdürecek, Arı Kovanı Yıldız Kümesi’nin yakınından geçecek ve ay sonunda Aslan Takımyıldızı sınırına girecek.
Mars, Haziran ayında sabah gökyüzünde yer alacak. Ayın başında Güneş’ten kısa süre önce doğacağı için görülmesi zor olacak. Gezegeni görmek için en uygun tarihlerden biri 12 Haziran sabahı. Bu sırada hilal evresindeki Ay, Mars’ın hemen üzerinde yer alacak ve gezegeni bulmayı kolaylaştıracak. Mars, ayın sonlarına doğru Ülker Yıldız Kümesi’nin yakınında yer alacak.
Jüpiter, Haziran başında akşam gökyüzünde Venüs’le birlikte batı yönünde görülecek. Jüpiter, Venüs kadar parlak olmayacak ama çıplak gözle kolayca seçilebilecek. Ayın sonlarına doğru Jüpiter Güneş’e yaklaşacak ve alacakaranlığın içinde daha zor seçilir hâle gelecek.
Satürn, sabah gökyüzünde giderek yükseliyor. Gezegen ayın başında gün doğumundan önce doğu-güneydoğu ufku üzerinde yer alıyor. Ay sonuna doğru ise sabah alacakaranlığı başlamadan önce güneydoğuda yükselmiş oluyor. Gezegenin parlaklığı bulunduğu bölgedeki yıldızların çoğundan yüksek olduğu için gezegeni seçmek kolay.
Hazırlayan: Alp Akoğlu


















