Bu Ay Gökyüzü: Şubat 2022

Perseus Takımyıldızı'ndaki Çift Küme (Shutterstock)

Şubat’ta gökyüzünde de kış hüküm sürüyor. Kış gökyüzünü simgeleyen İkizler, Boğa, Orion, Büyük Köpek gibi takımyıldızlar gökyüzünde. Binlerce yıldır insanların merak ve korku kaynağı olmuş Algol adlı yıldız hava karardığında gökyüzünde tam tepede bulunuyor. Perseus’un kılıcının kabzasının mücevherlerini simgeleyen Çift Küme de gözlem için en iyi konumunda. Tüm bunlar olurken ilkbaharın simgesi olarak görülen Aslan Takımyıldızı doğu ufku üzerinde beliriyor.

1 Şubat saat 22.00, 15 Şubat saat 21.00, 28 Şubat saat 20.00’de gökyüzünün genel görünümünü gösteren gökyüzü haritası

Gökyüzü haritasına nasıl bakmalıyım? Gökyüzü haritasının kenarları ufku, tam ortasıysa başucu noktasını gösterir. Başucu, başınızı kaldırdığınızda tam tepede gördüğünüz yerdir. Haritayı kullanabilmek için, haritada işaretli yönleri yeryüzündeki gerçek yönlerle çakıştırmak gerekir. Bunu yapabilmenin tek yolu, haritayı başınızın üzerine kaldırıp gökyüzüne bakar gibi bakmaktır. Bir gökyüzü haritasına baktığımızda, çeşitli büyüklüklerde noktalar (küçük daireler demek daha doğru) ve onları birleştiren çizgiler görürüz. Noktalar yıldızları, bunların çizgilerle birleştirilmesiyle oluşturulmuş şekillerse takımyıldızları simgeler. 

Göz kırpan yıldız: Algol

Algol’ü gökyüzünde bulabilmek için öncelikle Perseus Takımyıldızı’nı bulmak gerekiyor. Bunun için yukarıdaki ve yazının girişindeki gökyüzünün genel görünümünü gösteren haritadan yararlanılabilir.

Gökyüzünün en ilginç yıldızlarından biri olan Algol akşam hava karardıktan sonra gökyüzündeki en yüksek konumunda bulunuyor. Algol, değişen bir yıldız olmasıyla, parlaklığının düzenli aralıklarla azalmasıyla tanınıyor. Bunu günümüzden binlerce yıl önce hiçbir gözlem aracı olmadan, yalnızca çıplak gözle gökyüzüne bakan insanlar da fark etmiş. Hatta bu durum onlar için bir korku kaynağı olmuş ve sanki bize göz kırpan Algol’ü göklerdeki en tehlikeli yıldız olarak görmüşler. Nitekim Arapça kökenli bir ad olan Algol, “kötü ruh” anlamına geliyor. Algol Yunan Mitolojisi’nde göz göze gelindiğinde insanı taşa çeviren yılan saçlı Medusa’nın gözünü simgeliyor.

Değişen Yıldızlar: Parlaklığı zaman içinde değişim gösteren yıldızlara denir. Normalde bir yıldızın parlaklığı milyonlarca ya da milyarlarca süren yaşamı boyunca değişir. Değişen yıldızların parlaklığıysa bir yıldızın yaşam süresine göre çok daha kısa dönemlerde değişir. Yıldızlardaki parlaklık değişimleri genellikle periyodiktir yani belli aralıklarla tekrarlar. Bu çoğunlukla yıldızların yapısındaki kararsızlık nedeniyle genişleyip sıkışmalarından kaynaklanır. Bazı yıldızların parlaklıklarındaki değişimse bir başka yıldızla etkileşimlerinden kaynaklanır. Yıldızlar birbirlerini kütleçekimsel olarak etkileyebilir ya da biri diğerinin önünden geçerken onun ışığını engelleyebilir.


Algol sistemi birbirinin çevresinde dolanan biri parlak diğeri sönük iki yıldızdan oluşur. (Kaynak[1]Algol benzeri değişen ikili yıldız sistemi animasyonu,  https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Algol-type_variable_binary_star_animation_6.gif )

Günümüzde Algol’ün gizemi çözülmüş durumda. Yıldızın parlaklığının değişmesinin nedeninin bir “yıldız tutulması” olduğu biliniyor. Algol aslında iki yıldızdan oluşan ikili bir yıldız sistemi. Yani birbiri çevresinde dolanan iki yıldızdan oluşuyor. Bu yıldızlardan biri diğerine göre çok daha sönük. Yıldızlar birbirlerinin çevresinde dolanırken sırayla birbirlerinin önünden geçer. Sönük olan yıldız parlak olan yıldızın önünden geçerken Algol’ün parlaklığı belirgin biçimde azalır. Bu değişim çıplak gözle kolayca algılanabilir. Bunun tersi olduğunda yani parlak yıldız sönük yıldızın önünden geçtiğinde Algol sisteminin parlaklığında çok küçük bir azalma olur. Bu değişim ancak ışık ölçen aygıtlarla gözlemlenebilir.

Gökyüzünde bunun gibi ikili, hatta daha fazla yıldızdan oluşan çok sayıda yıldız sistemi bulunur. Ancak bu tür bir tutulmanın gerçekleşebilmesi için Dünya’dan bakıldığında bir yıldızın ötekinin önünden geçmesi gerekir. Algol sistemindeki tutulma, bir tam tutulma değil. Yani, sönük yıldız parlak yıldızı tümüyle örtmez. Tutulma yaklaşık her üç günde bir gerçekleşir ve toplam 10 saat sürer. Tutulma ortasında Algol’un parlaklığı üçte birine düşer.

Algol’ün parlaklığındaki değişimi çıplak gözle ya da bir dürbünle gözlemlemek mümkün. Bunun için öncelikle Algol’ü gökyüzünde bulmak gerekiyor. Algol Perseus Takımyıldızı’nda yer alır. Bu takımyıldızı gökyüzünde bulmak başta zor olabilir. Ancak bir kez tanıdıktan sonra onu bulmak kolay olacaktır. Perseus, gökyüzünde bulunması görece kolay olan Kraliçe ve Boğa takımyıldızlarının tam arasında yer alır. Perseus’u bulduktan sonra yukarıdaki harittaa yardımıyla Algol’ü bulabilirsiniz. Algol’ü gökyüzünde bulmak için bir ipucu daha verelim. Şubat ayının ilk günlerinde alacakaranlık bitip hava yeni karardığı sırada Algol gökyüzünde tam tepede yer alır.

Yukarıdaki tabloda Algol’ün Şubat ayı boyunca tutulma ortasında yani en sönük olduğu zamanlar yer alıyor. Algol’ün parlaklığı bu saatlerden yaklaşık beş saat önce azalmaya başlıyor ve bu saatlerden beş saat sonra yeniden artmış oluyor. Bu zamanların bir bölümü gündüz saatlerine denk geldiği için bu sırada gözlem yapmak olası değil.

Perseus’un mücevherleri: Çift Küme

Perseus Takımyıldızı, gökyüzünün en parlak yıldız kümelerinden olan iki açık yıldız kümesini barındırır. Bu iki küme birbirine çok yakındır ve benzer parlaklıktadır. O nedenle birlikte “Çift Küme” adını alırlar. Çift Küme, Perseus Takımyıldızı sınırlarında olsa da gökyüzünde Perseus ile Kraliçe’nin tam ortasında yer alır. Çift Küme, Yunan mitolojisinde Perseus’un kılıcının kabzasının üzerindeki mücevherleri simgeler. Çıplak gözle bakıldığında gerçekten de bir mücevheri andırır.

Çift Küme’yi oluşturan yıldız kümelerinin (NGC 869 ve NGC 884) her biri gökyüzünde Ay’ın kapladığı kadar bir alan kaplar. NGC 869, daha parlak olmasının yanı sıra daha zengin bir kümedir. Bir dürbünle kümenin onlarca yıldızı seçilebilir. NGC 884’ün farklı yanı içerdiği kırmızı yıldızlardır. Bu küme biraz daha sönük olduğundan daha uzakmış gibi gelir. Oysa kümeler bize yaklaşık aynı uzaklıktadır. Çift Küme gökyüzünün temiz ve açık olduğu durumlarda çıplak gözle kolaylıkla seçilir.

Açık yıldız kümesi: Yıldız kümeleri birbirlerine yakın, kütleçekimiyle bağlı yıldızlardan oluşur. Genellikle aynı bulutsudan oluştukları için aynı kümede yer alan yıldızların özellikleri benzerdir. Açık yıldız kümeleri, gökadamız Samanyolu içinde yer alır. Çoğunlukla genç yıldızlardan oluşan bu kümeler, 50 ila 10,000 arasında yıldız içerir. Açık yıldız kümelerinin genç yıldızlardan oluşmasının nedeni, gökadamızın dönüşüne bağlı olarak yıldızlarının zamanla birbirlerinden uzaklaşması, böylece kümelerin dağılmasıdır. Açık yıldız kümeleri, amatör gözlemcilerce en çok gözlenen gökcisimleridir. Çünkü, bir dürbünle yüzlercesini görmek olasıdır.

Kış W’su

Kış gökyüzünün beş parlak yıldızının oluşturduğu Kış W’su Şubat ayında güney ufku üzerinde görülebilir.

Kış gökyüzünün en parlak yıldızlarından olan Akyıldız, Betelgöz ve Prokyon belirgin bir eşkenar üçgen oluşturur. Geçtiğimiz ayki köşemizde değindiğimiz Kış Üçgeni bu ay ve önümüzdeki iki-üç ay daha akşam gökyüzünde görülebilecek. Gökyüzünün Dünya’nın dönüşü nedeniyle oluşan hareketi nedeniyle Kış Üçgeni de tüm diğer yıldızlar gibi doğudan batıya doğru hareket eder. Bu sırada biraz da ufka göre yıldızların konumu değişir. Özellikle Şubat ayının sonlarında Kış Üçgeni’ni oluşturan yıldızlara Orion’daki Rigel ve Boğa’daki Aldebaran ile birlikte bakıldığında dev bir W şekli ortaya çıkar. İşte bu şekle de Kış W’su adı verilir.

Aslan: İlkbaharın habercisi 

Aslan Takımyıldızı Şubat ayında kava karardıktan yaklaşık bir saat sonra doğmuş oluyor.

Kışın tüm hızıyla devam ettiği bu günlerde ilkbaharın habercisi sayılan Aslan Takımyıldızı doğudan yükselmeye başlıyor. Akşam hava karardığında Aslan’ın başını simgeleyen yıldızlar, ardından da kalbini simgeleyen Regulus doğuyor. Aslan’ın başı, Regulus’la birlikte ayna tersliği olan bir soru işaretine benzer. Bu şekilde onu kolayca tanımak mümkündür. Hava karardıktan yaklaşık bir saat sonraysa takımyıldızın tümü ufkun üzerine çıkmış oluyor. Aslan, adını aldığı varlığa çok benzeyen ender takımyıldızlardan biri.

Şubat’ta gezegenler

piter akşam saatlerinde görülebilen tek gezegen. Ayın başlarında akşam hava kararırken güneybatı ufku üzerinde beliriyor. Ancak havanın kararmasıyla birlikte batıyor. İlerleyen günlerde gezegen daha da erken batacağından ancak alacakaranlıkta görülebilecek. Ayın ortalarından sonraysa Güneş’ten çok kısa bir süre sonra batıyor olacak ve artık görülemeyecek. Gezegenin yeniden görülebilmesi için Nisan ayını beklemek gerekiyor. Ancak bu sırada da sabah gökyüzünde olacak.

Venüs, Ocak’ta sabah gökyüzüne geçmişti. Gezegen Şubat’ta sabahları gündoğumundan önce güneydoğu ufku üzerinde görülebilecek. Gezegen Güneş’ten yaklaşık 2,5 saat önce doğacak ve parlaklığı sayesinde hava iyice aydınlanana kadar gözlemlenebilecek.

Merkür, ay boyunca sabah gökyüzünde. Gezegen hava aydınlanmaya başladıktan hemen sonra güneydoğu ufkundan doğuyor. Alacakaranlıkta gezegeni görmek zor.

Mars, ay boyunca sabah gökyüzündeki konumunu koruyor ve hava aydınlanmaya başlamadan yaklaşık bir saat önce doğuyor. Çok parlak olan Venüs’ün sağ altında yer aldığı için gökyüzünde bulunması kolay. 27 Şubat’ta Ay Mars’ın yakınında, sağ altında olacak.

Satürn bu ay sabah gökyüzüne geçiyor. Ancak ay boyunca Güneş’e çok yakın konumda bulunacağı için görülemeyecek. Mart ayının başlarından sonra gündoğumundan önce güneydoğu ufku üzerinde görülebilecek kadar yükselecek.

2 Şubat akşamı günbatımının hemen ardından Jüpiter ve Ay birbirlerine yakın konumda olacaklar.

10 Şubat sabahı gündoğumundan önce Merkür, Venüs ve Mars birbirlerine yakın konumda olacaklar.

27 Şubat sabahı gündoğumundan önce Venüs, Mars ve Ay birbirlerine yakın konumda olacaklar.

Notlar/Kaynaklar

Notlar/Kaynaklar
1 Algol benzeri değişen ikili yıldız sistemi animasyonu,  https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Algol-type_variable_binary_star_animation_6.gif
Önceki İçerikİslam’ın altın çağı, El Cahiz ve Darwin
Sonraki İçerikTarihte yöntem, araştırma nedir?
Avatar photo

ODTÜ Fizik Bölümünden mezun olduktan sonra, TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisinin yazar kadrosunda çalışmaya başladı. Başta TÜBİTAK Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği olmak üzere çeşitli etkinliklerin koordinasyonunda rol alarak bilimin, özellikle de gökbilimin popülerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması için çalıştı. Çeşitli üniversitelerde ve başka eğitim kurumlarında bilim iletişimi konusunda çok sayıda sunum gerçekleştirdi, bilim haberciliği konusunda eğitimler verdi. TÜBİTAK Bilim Çocuk dergisini ilk çıkaran ve uzun yıllar devam ettiren ekipte yer aldı. Derginin editörlüğünü ve ardından yayın yönetmenliğini yaptı. 2019 yılında TÜBİTAK’tan ayrıldı. 2019-2021 yılları arasında KAFA Çocuk ve Bilim dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. Şu anda GUHEM Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde Uzay Farkındalığı Eğitim Destek Ofisi Direktörü olarak çalışmalarını sürdürüyor.