İslam’ın altın çağı, El Cahiz ve Darwin

El Cahiz, Hayvanlar Kitabı'ndan bir sayfa, Kaynak: Wikipedia.

Sekiz ile 13. yüzyıllar arası, İslam dünyasının altın çağı olarak bilinir. Bu dönemde İslam coğrafyasının; bilgi birikimi, bilimsel ilerleme, teknolojik buluş ve icatlar bakımından Avrupa coğrafyasının fersah fersah ilerisinde olduğu söylenir. Ayrıca İslam altın çağının sadece kendi dönem ve bölgesini etkilemekle kalmayıp aynı zamanda Avrupa’nın Rönesans hareketine de önayak olduğu öne sürülür.

Bu görüşte ne denli bir hakikat payı olduğunu değerlendirebilmek için, ideolojik ve propagandist emellere kapılmadan, örneğin hangi Batılı bilim insanının hangi İslami kaynak veya kaynaklardan, ne şekilde ve ne ölçüde etkilendiği, açık ve net olarak ortaya konulması gerekir. Günümüze dek Doğu-Batı bilimsel etkileşimi üzerine değerli çalışmalar yayımlandı elbette ama bilim tarihçilerini bu alanda hâlâ pek çok iş beklemektedir.

Konuyu, evrim fikrinin ortaya çıkışı ve evrim kuramının icadına getireceğim.

El Cahiz ve Kitab el-Hayavan

El Cahiz (d.775 Basra – ö.868 Basra), İslam dünyasının bu parlak çağının en önemli aktörlerinden biriydi (“Cahiz” lakabı, patlak gözlü olmasından dolayı verilmişti kendisine). Edebiyat, hayvan bilimi, tarih, teoloji ve psikoloji dahil pek çok alanda çalıştı, iki yüzü aşkın kitap bıraktı. Eserleri arasında en tanınmışı şüphesiz Kitab el-Hayavan’dır. Yedi ciltten oluşan ve 847-867 arası yazılmış olduğu düşünülen bu eserde El Cahiz, Aristo’nun çalışmalarına (örneğin Hayvanların Tarihi’ne) dayanarak, canlı varlıklar hakkında bilinecek ne varsa, edindiği tüm bilgileri derleyip okurlarına aktarmayı hedefledi. Kitab el-Hayavan, 350’den fazla hayvan türü betimlemiş, ansiklopedik bir eserdir.

İslam dünyasında birçok kaynakta (Türk kaynakları dahil[1]Mehmet Emin Özel, “İslam’ın Altın Çağı ve evrim kuramı,” Herkese Bilim Teknoloji,  No. 72, Ağustos 2017.), evrim kuramının Darwin’den 1000 yıl önce, İslam’ın altın çağı döneminde El Cahiz tarafından icat edildiği ileri sürülür.

Bu iddia, ne kadar doğrudur?

İddia sahipleri, El Cahiz’in Kitab el-Hayavan’daki şu satırlarına atıfta bulunurlar:

“Hayvanlar, varlıklarını sürdürebilmek, yiyecek bulmak, başkası tarafından yenmemek, hırpalanmamak ve çoğalmak için sürekli bir savaşım içindedirler. Çevresel etkiler, organizmaları, yaşamlarını sürdürebilmek için yeni özellikler geliştirmeye zorlar ve böylece yeni türler ortaya çıkar. Çoğalma, yavrulama fırsatı bulanlar bu başarılı özelliklerini daha sonraki nesle aktarırlar.”

Bu tümcelere istinaden, El Cahiz’in Darwin’in öncülü olduğunu söylemek mümkün mü?

Daha yakından bakalım.

Yaşam için savaşım

Canlılar dünyasının bir savaşım içinde olduğu, çok eskilere dayanan oldukça yaygın bir düşüncedir. Mesela Hayvanların Tarihi’nde Aristo, yaşam için mücadele fikrini şu şekilde dillendirir: “Aynı yerde yaşayan veya aynı gıdalardan beslenen hayvanlar arasında düşmanlık doğar. Besim kaynakları azalmaya görsün, aynı cinsten yaratıklar birbiriyle savaşır.” Hayvanların Tarihi ile aşina ve bir okuma meraklısı olduğunu bildiğimiz El Cahiz, yaşam mücadelesi konusunda Aristo’dan esinlenmiş olabilir mi?

Benzer biçimde, “en uyumlunun var kalışı” (bir diğer deyişle “doğal seçilim” ya da “doğal seleksiyon”) fikri El Cahiz’den öncelere uzanır. Aristo, bu fikri ilk tartışanlardan biridir (gerçi doğal seçilim fikrini Darwinci anlamda kavrayabilmiş değildir).

Başka bir örnek verelim.

Lukretius (MÖ 99-55), Nesnelerin Doğası Üzerine (De Rerum Natura) isimli ve şiir tarzında yazılmış ünlü eserinde—daha önce Empedokles’in (ve Aristo’nun) öne sürdüğü gibi[2]Origin of species https://iep.utm.edu/empedocl/#SH4a—doğanın rastgele, çok sayıda canlı varlık yarattığını ve bunlar arasında sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayıp üreyebilenlerin başarılı biçimde soylarını sürdürebildiklerini ifade eder. Lukretius, “doğanın durmaksızın deneylediğini ve gelişebilen varlıkların, sadece adaptasyon sağlayıp üreyebilen varlıklar olduğunu” öne sürer.[3]Matt Ridley, The Evolution of Everything, Fourth Estate, London, 2015.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı gibi, “yaşam için savaşım” ve “en uyumlunun varkalışı” fikirleri El Cahiz’den asırlar önce ifade edilmiş fikirlerdir.

Şu noktayı vurgulamadan geçmeyelim: Esas olarak modern bilimde geçerli birçok fikir, modern bilim öncesinde, hatta antikitede, Doğu’da ve Batı’da akla gelmiştir. Ancak bilimsel metodun gözlem, deney ve kuram oluşturma esaslı kanıtlama yöntemi o çağlarda henüz bilinmediğinden, bu erken fikirler birer kanaat veya inanış düzeyinde kalmışlardır.

El Cahiz’in evrimci fikirleri

Bilimsel açıdan bakarsak eğer, El Cahiz’in evrimci fikirlerinin, Darwin’in evrim kuramından çok farklı olduğunu görürüz.

Yukarıda alıntıladığımız gibi El Cahiz, çevresel etkilerin, organizmaları, yaşamlarını sürdürebilmek için yeni özellikler geliştirmeye zorladığını ve böylece yeni türlerin ortaya çıktığını iddia etmiştir. Bu gözlemin, Darwin evrim kuramı açısından hatalı olduğunun (belki Lamarckizm ile bağdaştırılabilir) altını çizmemiz son derece önemlidir: Evrim kuramını kavrayabilmek için üzerinde durulması gereken bir husustur. Çünkü Darwin’in evrim kuramına göre, doğa veya çevresel faktörler organizmaları herhangi bir değişime zorlamaz. Yeni özellikler (mutasyonlar vs.) tamamen rastgele ortaya çıkar. Rassal mutasyonlardan kaynaklanan değişimler avantajlı ise, organizmalar (popülasyonlar) tarafından kalıtım yoluyla saklanır. Aksi takdirde, doğanın amaç güttüğü fikri ortaya çıkar ki, bu teleolojik anlayışın bilimde bir karşılığı yoktur (“zorlamak,” günlük dilde bile bir amaç ima eder, zaten sözlük tanımı da bu şekildedir). Dolayısıyla, bu alıntıya dayanarak, El Cahiz’in, Darwin’in kuramını asırlar önce formüle ettiğini kabul etmek mümkün gözükmüyor.

Kaldı ki El Cahiz’in düşünce sistemini ve evrime olası katkılarını doğru anlayabilmek için, onu, kendi gününün sosyo-kültürel ortamında değerlendirmek gerekir (bu, Darwin için de geçerlidir elbette). Mesela El Cahiz, çalışmalarının nihai amacının, Tanrı’nın doğaya yerleştirdiği güzellikleri gözler önüne sermek ve bu muhteşem düzenin sırlarını anlamaya çalışmakla Yaradan’a hizmet edip onun varlığını göstermek olduğunu düşünüyordu. Kitab el-Hayavan, günümüz anlamında bilimsel bir kitap değildir. Gözlemler ve görüşler içerir ve bunları aynı zamanda felsefi, sosyolojik ya da metafizik düşünceler, İslam öncesi şiirler ve Kuran’dan alınan bazı metinler ile harmanlar.

Sanırım günümüzde evrim kuramı El Cahiz’in ifade ettiği şekliyle kalmış olsaydı, o vakit Türkiye’de hiçbir eğitim müfredatından kaldırılmaya çalışılmazdı…

Darwin’in başarısı

Darwin, El Cahiz’in ismini duymamıştı, yaşadığı yıllarda Kitap El-Hayavan’ın bir İngilizce çevirisi mevcut değildi, hatta günümüzde bile bu eser henüz tümüyle İngilizceye (ya da Türkçeye) çevrilmiş değildir.[4]Rebecca Stott, Darwin’s Ghosts. In Search of the First Evolutionists, Bloomsbury, 2012. Ayrıca, yukarıda da gösterdiğimiz gibi, El Cahiz’in dile getirdiği evrimci fikirler, daha önceleri birçok düşünür tarafından zaten ortaya atılmıştı. Dolayısıyla, El Cahiz’in, Darwin evrim kuramına herhangi bir katkısı olmadığını açıkça görebiliyoruz.

Darwin’den önce gelenleri incelemeye kalktığımızda, Aristo’dan El Cahiz’e, da Vinci’den Diderot ve diğer Aydınlanma filozoflarına, hatta bir “biyolog” olan Lamarck’a kadar, tüm bu düşünür ve bilim insanlarının doğal dünyanın akıl çelen karmaşıklığının sırrını çözemediklerini, yeryüzündeki yaşam dokusunun nasıl örüldüğüne dair mantıklı bir açıklama getiremediklerini, böylece, bulanık bir algılayışın parmaklıkları arkasında nasıl çaresiz kaldıklarını görebiliyoruz. Sanırım Darwin’in en büyük başarısı, bu muammayı çözmüş; canlılardaki akıl almaz karmaşıklığın, son derece basit ve küçük değişimlerin zamanla birikmesiyle ortaya çıktığını ve—Darwin’in deyimiyle—“ilk başta tek ya da birkaç biçim hâlinde nefes verilmiş olan bir hayat şeklinin” Dünya tarihindeki tüm canlılara atalık ettiğini göstermiş olmasıdır.

Sedat Ölçer, Bilim Akademisi üyesi


Creative Commons LisansıBu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. İçerik kullanım koşulları için tıklayınız.


Notlar/Kaynaklar

Notlar/Kaynaklar
1 Mehmet Emin Özel, “İslam’ın Altın Çağı ve evrim kuramı,” Herkese Bilim Teknoloji,  No. 72, Ağustos 2017.
2 Origin of species https://iep.utm.edu/empedocl/#SH4a
3 Matt Ridley, The Evolution of Everything, Fourth Estate, London, 2015.
4 Rebecca Stott, Darwin’s Ghosts. In Search of the First Evolutionists, Bloomsbury, 2012.
Önceki İçerikMeraklısına Bilim: Webb Uzay Teleskobu nedir, neler yapacak?
Sonraki İçerikBu Ay Gökyüzü: Şubat 2022
Avatar photo

Bilim Akademisi üyesi Sedat Ölçer lisans ve doktora derecelerini Elektronik Mühendisliği alanında İsviçre Lozan Politeknik Üniversitesi’nden aldıktan sonra, 1981-1984 arasında Stanford ve Yale Üniversitelerinde araştırmacı olarak çalıştı. 1984-2012 arasında IBM’in Zürih Araştırma Laboratuvarı’nda farklı projelerde araştırmacı ve yönetici olarak yer aldı. Sonrasında İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyeliği, Bilgisayar Bilimleri ve Bilgisayar Mühendisliği bölümlerinin başkanlığını ve Fen Bilimleri Enstitüsü’nün direktörlüğünü yaptı. Uzmanlık alanı enformasyon kuramı, veri iletimi, veri saklama, sinyal işleme ve algoritmik sistemlerdir. Diğer uzmanlık alanı bilim ve teknoloji tarihi, bilim felsefesi ve evrim kuramıdır.