Değeri sonradan anlaşılan araştırmalar: Arrhenius’un Nobel’i

Svante Arrhenius’un Richard Bergh tarafından 1911de yapılmış resmi (Wikimedia Commons - https://commons.wikimedia.org/wiki/File:Arrhenius,_Svante_(av_Richard_Bergh_1911).jpg
Arrhenius’un 1903 Nobel Kimya Ödülü aldığı çalışmanın, doktorası için neredeyse yetersiz bulunduğunu biliyor muydunuz?

Svante Arrenhius İsveçli bir bilim insanı, (1859-1927). Onun yaşadığı dönemde kimya araştırmalarının  merkezi Almanya, ama Arrenhius İsveç’te Uppsala’da doktorasını yapıyor.

Standart sentezlerle uğraşmak yerine kimya ile fiziği birleştirecek bir alanda çalışmak istediğinden kimya bölümünden P.T. Cleve’yi ve fizik bölümünden ise T. Thalen’i danışmanı olarak seçmiştir.  Her iki danışman da öğrencilerinin sadece kendi verecekleri projelerde çalışmasını isteseler de Arrhenius ikisini de dinlemez.   Thalen, Arrhenius’un karakterinden ve çalışma stilinden hoşlanmadığı için ve kendi olanakları da kısıtlı olduğu için laboratuvarında çalışmasına müsaade etmez.  Deneylerini yapması için Arrhenius’u Stokholm’de Högskola laboratuvarına yollar. Aynı zamanda laboratuvara bilgi verirken Arrhenius’un tembel ve beceriksiz olduğunu yazmıştır.

Arrhenius Stockholm’de moleküllerin ağırlıklarının elektrik iletkenlikleri ile ölçülebileceği üzerinde çalışır ve Arrhenius şu şekilde bir deney düzeneği geliştirir: Elektrolit bir çözeltinin, yani bir tuz veya asidin sudaki halinin, iletkenliğini ölçer. Sonra şeker gibi iyonize olmayan bir madde ekler, iletkenliğin değişimini ise bu maddenin molekül ağırlığı ile ilintilendirmeye çalışır. Fakat bu deneylerin sonuçları oldukça karmaşık çıkar ve problemden vazgeçer. Aynı zamanlarda Fransız bilim insanı François-Marie Raoult’un, donma noktasının düşmesi ile molekül ağırlığı arasındaki ilişkiyi belirleyen çalışmasını yayınlamış olmasının da bunda etkisi olabilir.

Arrhenius bundan sonra elektrolit çözeltilerinden gördüğü karmaşık özellikleri anlamaya yönelir ve elektriği iletme özelliklerine göre ayrılan zayıf ve kuvvetli elektrolitlerin farklılıklarını açıklamaya çalışır. Tuz moleküllerinin suda artı ve eksi iyonlara ayrıştığını (dissociation) ve çözeltinin bu iyonlar sayesinde elektriği ilettiğini keşfeder.

Arrenhius 1884’teki doktora savunmasında danışmanlarından yoğun tenkitler alır: deneyleri yeterli değildir, az sayıda malzeme ile çalışmıştır ve teorisi bilinen gerçeklerle uyuşmamaktadır. Sonunda kendisine ancak geçmesine yetecek, düşük bir not verilir. Bu notla üniversitelerde doçent  olarak pozisyon bulması da mümkün olmaz. Danışmanları o kadar kızgındırlar ki, mezuniyet gününden kendisini tebrik bile etmeden ayrılırlar.  Arrhenius sonraki 5 yılını Almanca konuşulan ülkelerde geçirir ve görüşleri fiziksel kimya camiasında oldukça kabul görür. Daha sonra İsveç’e Uppsala Üniversitesi’e profesör olarak geri döner.

Arrhenius’un bu çalışması her şeye rağmen ona moleküllerin ayrışmasının  elektrolitik teorisine olan katkıları nedeniyle 1903 Kimya Nobel’ini getirir. Bu aşamada ödül komitesinde P.T. Cleve’in de bulunduğunu belirtmek gerekir. Hatta Arrhenius’a teorisinin hem kimya hem de fizik Nobel Ödülü’nü alması gerektiğini de bu komite önerir. Fizikçilerin itirazı üzerine sadece Kimya Ödülü verilmiştir.

Ersin Yurtsever
Bilim Akademisi üyesi
Koç Üniversitesi Kimya Bölümü öğretim üyesi

Bu yazı Fiziksel Kimya’nın tarihçesini konu alan Patrick Coffrey’in “Cathedral of Science” kitabından ve Elisabeth Crawford’un 1984 tarihli makalesinden derlenmiştir.


Creative Commons LisansıBu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.  İçerik kullanım koşulları için tıklayınız.


  • Patrick Coffrey, Cathedral of Science, Oxford University Press, 2008.
  • Elisabeth Crawford, “Arrhenius, the Atomic Hypothesis, and the 1908 Nobel Prizes in Physics and Chemistry.” Isis, vol. 75, no. 3, 1984, pp. 503–522. JSTOR, www.jstor.org/stable/232940.
Önceki İçerikOkullar ve üniversitelerin kapalı alanlarında koronavirüs bulaşma riski nasıl azaltılabilir?
Sonraki İçerikTurkuaz tablo üzerine notlar ve ortak akıl
Avatar photo

Bilim Akademisi üyesi Ersin Yurtsever,  ODTÜ Kimya Bölümü’nden 1971 yılında lisans ve 1973 yılında yüksek Teorik Kimya dalında yüksek lisans derecesini aldı.  Virginia Commonwealth Üniversitesi’nde (ABD) yaptığı Kimya doktorasını 1976 yılında tamamladı. Araştırma alanı, kimyasal olayların matematiksel modellemeleridir.

ODTÜ Kimya Bölümü’nde öğretim üyeliği (1980-1995), ODTÜ Eğitim Fakültesi Dekanlığı (1993-1995), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Yönetim Kurulu üyeliği (1997-2001), Koç Üniversitesi Fen ve İnsani Bilimler Fakültesi Dekanlığı (2001-2008), Koç Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığı (2008-2010) yaptı.

1995’ten bu yana da Koç Üniversitesi Kimya Bölümü’nde öğretim üyesi olan Ersin Yurtsever, Bilim Akademisi’nin kurucu üyelerindendir ve 2011-2017 yılları arasında yönetim kurulu üyeliği yapmıştır.