Şubat, gökyüzünün etkileyici kış takımyıldızlarının en iyi gözlenebildiği zamandır. Orion, İkizler, Büyük Köpek ve Küçük Köpek takımyıldızları akşamın erken saatlerinde güney yönünde en yüksek konumlarında olurlar. Büyük Köpek’teki Sirius (Akyıldız), Küçük Köpek’teki Prokyon ve Orion’daki Betelgöz yıldızlarının oluşturduğu Kış Üçgeni de en iyi konumundadır. İkizler Takımyıldızı’nda, takımyıldızın parlak yıldızlarının yakınında görünen parlak gezegen Jüpiter.
Gökyüzünün belirgin şekillerinden biri olan ve Kanatlı At Takımyıldızı’nın gövdesini oluşturan Büyük Kare, artık batıda yer alıyor. Büyük Kare’yi Venüs’ün sağında görmek mümkün. Büyük Kare’nin bir uzantısı şeklinde olan Andromeda Takımyıldızı’ysa karenin üzerinde bulunuyor. Bu takımyıldızda gökyüzünün en parlak gökadası olan ve çıplak gözle görülebilen Andromeda Gökadası yer alıyor.
Hava karardıktan bir süre sonra doğuda Aslan Takımyıldızı beliriyor. Aslan’ı belirgin şekli sayesinde tanımak kolay. En parlak yıldızının üzerinde bulunan ve bir orak ya da ayna tersliği olan bir soru işaretine benzetilen şekil Aslan’ın başını simgeler. Aslan’ın gövdesinin geri kalanıysa onun doğusunda yer alır.
Kuzeye baktığımızda bir süredir ufka çok yakın olan Büyük Ayı Takımyıldızı’nın artık kuzeydoğudan yükselmeye başladığını görebiliriz. Takımyıldızı bir tavaya benzetirsek, bu tavayı sapı aşağıda bir şekilde duruyor olarak görürüz. Takımyıldız gecenin ilerleyen saatlerinde gökyüzünde en yüksek konumuna ulaşacak. Büyük Ayı yükselirken, onunla Kutupyıldızı’na göre zıt yönde yer alan Kraliçe de giderek gökyüzünde alçalır.
Kış Gökyüzünün İncileri
Samanyolu kuşağı en iyi yaz aylarında görülür. Özellikle ağustos ayında akşam saatlerinde Samanyolu’nun merkezi güney gökyüzünde yükselir. Bu bölge yıldızlar, açık yıldız kümeleri ve bulutsular bakımından çok zengindir. Samanyolu kuşağının merkez bölgesi kış aylarında ufkun altında kalır. Ancak tam da bu sıralar kuşağın çok da belirgin olmayan dış kısmı gökyüzünde yükselir. Bu bölgede de çok sayıda açık yıldız kümesi yer alır. Bunların bazısı gökyüzündeki en parlak derin gökyüzü cisimlerini içeren Messier Kataloğuna girmiştir. Bu cisimlerin tamamını bir dürbünle, hatta birkaçını çıplak gözle bile görmek mümkün.
Açık yıldız kümeleri, aynı dev bulutsudan doğmuş yıldız gruplarıdır. Genellikle yüzlerce, bazen binlerce yıldızdan oluşurlar ve zamanla gökadanın kendi çevresindeki dönmesinin etkisiyle yavaş yavaş dağılırlar. Yıldız oluşumu gökadamızın kollarında yoğun bir şekilde gerçekleştiği için açık yıldız kümeleri de bu kollarda toplanmıştır.
Bu ayki köşemizde ele alacağımız açık yıldız kümelerinin çoğu bu sıralar gökyüzünün güney bölgesinde yer alıyor ve şubat aylarında en iyi konumlarında bulunuyorlar. Bu cisimlerin güneye yakın olanları ufkun üzerinde fazla yükselmediğinden gözlem süreleri de kısa oluyor.
M41, Büyük Köpek Takımyıldızı’nda, gökyüzünün en parlak yıldızı Sirius’un hemen güneyinde yer alıyor. Yaklaşık 2.300 ışık yılı uzaklıktaki M41, iyi gözlem koşullarında çıplak gözle silik bir leke olarak seçilebilir. Dürbünle bakıldığında ise birkaç düzine parlak yıldız kolayca ayırt edilebilir. Farklı renklerde yıldızlar içermesi, M41’i görsel gözlem açısından çekici bir hedef haline getirir. Kümeyi bulmak için Sirius’tan yararlanılabilir.

M44 (Arı Kovanı), Yengeç Takımyıldızı’nda yer alan ve Dünya’ya yaklaşık 580 ışık yılı uzaklıkta bulunan parlak bir açık yıldız kümesidir. Karanlık bir gökyüzü altında çıplak gözle kolayca seçilebilir. Bu da onu tarih öncesinden beri bilinen ender derin gökyüzü cisimlerinden biri yapar. Geniş bir alana yayılmış yapısı nedeniyle dürbünler için çok güzel bir hedeftir. Kümenin yıldızları bir arı kovanının etrafındaki arıları andırdığı için Arı Kovanı Yıldız Kümesi olarak da bilinir. M44, Ay ve gezegenlerle sık sık yakın konumda görünür. Hatta bazen Ay ya da bir gezegeni onun önünde görmek mümkündür. Çünkü Güneş’in, Ay’ın ve gezegenlerin gökyüzünde izlediği yol olan tutulum çemberinin üzerinde yer alır.

M46, Pupa Takımyıldızı’nda yer alan zengin ve sıkı yapılı bir açık yıldız kümesidir. Yaklaşık 5.400 ışık yılı uzaklıktaki M46, dürbünle ya da küçük teleskoplarla bakıldığında çok yoğun bir yıldız topluluğu olarak görünür. Orta büyütmelerde, kümenin merkezine doğru yıldız sayısının belirgin biçimde arttığı fark edilebilir. M46’nın ilginç bir özelliği, onunla aynı doğrultuda bulunan NGC 2438 adlı gezegenimsi bulutsudur. Bu gezegenimsi bulutsu bize M46’dan çok daha yakında yer alır.
M47, M46’nın çok yakınında yer alır. Ancak ondan çok farklı bir görünüme sahip, parlak ve seyrek bir açık yıldız kümesidir. Yaklaşık 1.600 ışık yılı uzaklıktaki M47, genç yaşı ve parlak yıldızları sayesinde dürbünle kolayca görülebilir. Yıldızlarının parlak ve seyrek olması sayesinde düşük büyütmelerde bile yıldızları kolayca ayırt edilebilir.

M48, Su Yılanı Takımyıldızı’nda yer alan, geniş alana yayılmış ve görece dağınık yapılı bir kümedir. Yaklaşık 2.500 ışık yılı uzaklıktaki M48 en iyi dürbünle gözlemlenir. Çoğu yıldız kümesinde olan belirgin bir merkez yoğunluğuna sahip değildir. Bu nedenle teleskoplarla fark edilmesi zor olabilir.

M50, Tekboynuz Takımyıldızı’nda bulunan, sıkı görünümlü ve görece yoğun bir açık yıldız kümesidir. Yaklaşık 3.200 ışık yılı uzaklıktaki M50, dürbünle ve küçük bir teleskopla kolayca seçilebilir. Kümenin yıldızları, hafif üçgenimsi bir dağılım sergiler; bu şekil, gözlem sırasında kolayca fark edilir. Genç bir küme olması nedeniyle yıldızları parlak ve belirgindir. Şekli gözlemciler tarafından genellikle bir kalbe benzetilir.

M67, Yengeç Takımyıldızı’nda bulunur yaklaşık 2.700 ışık yılı uzaklıktadır. Çıplak gözle görülemez ancak dürbünle soluk bir ışık şeklinde fark edilir. En güzel orta ve büyük teleskoplarla görünür. Yüksek sayıda, görece sönük yıldız içermesi nedeniyle en iyi ışık kirliliğinin olmadığı yerlerden görünür.

M93, Pupa Takımyıldızı’nda bulunan, küçük ama yoğun yapılı bir kümedir. Yaklaşık 3.600 ışık yılı uzaklıktaki M93, teleskopla bakıldığında sıkışık bir yıldız grubu olarak dikkat çeker. Küçük bir alana yayılmasına karşın dürbün için kolay bir hedeftir. Orta büyüklükteki teleskoplarla kümenin merkezindeki yoğunluk ve çevresindeki daha seyrek yıldızlar ayırt edilebilir.


17 Şubat Halkalı Güneş Tutulması
17 Şubat’ta gerçekleşecek halkalı Güneş tutulması yalnızca Antarktika’nın bir bölümünden görülecek. Hint okyanusu ve Atlantik Okyanusu’nun güneyinden; Güney Amerika’nın ve Afrika’nın güneyinden parçalı tutulma olarak görülebilecek.
Halkalı Güneş tutulması sırasında Ay, Güneş’in önünden geçerken Güneş’i tamamen örtmez. Ay’ın Dünya’ya görece uzak olması nedeniyle Güneş diskinin kenarları parlak bir halka şeklinde görünür. Bu nedenle tam tutulmalarda ortaya çıkan Güneş’in taç katmanı da görünmez.
Şubat’ta Gezegenler
Merkür ay boyunca akşam gökyüzünde yer alacak ve ayın ortalarında yılın en iyi konumunda olacak. Bu sırada gezegeni görebilmek için günbatımından yaklaşık yarım saat sonra batı ufku üzerine bakmak gerekiyor. Gezegen, ay sonuna doğru ufka daha yakın konumda olan Venüs’le giderek yakınlaşacak.
Venüs akşamları günbatımından sonra batı ufku üzerinde yer alıyor. Ay boyunda ufka çok yakın olacağı için görülmesi zor ancak ayın sonlarına doğru kısa sürelerle ufkun hemen üzerinde görülebilir.
Mars sabah gökyüzünde ancak Güneş’e çok yakın konumda olduğundan bu ay görülemeyecek.
Jüpiter akşam hava karadığında güneybatı yönünde yükselmiş oluyor. Gezegen parlak kış takımyıldızları arasında olsa da onlara göre daha parlak olduğundan kolayca seçilebiliyor.
Satürn günbatımının ardından batı-güneybatı yönünde yer alıyor. Gezegen ayın başlarında hava karardıktan yaklaşık iki saat sonra batıyor. Ay sonundaysa gezegen havanın kararmasıyla birlikte batacak. Bu sırada batı ufku üzerindeki Venüs ve Merkür ile yakınlaşmış olacak.
Hazırlayan: Alp Akoğlu
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. İçerik kullanım koşulları için tıklayınız.
















