Dünya üniversite sıralamaları yükseköğretim sistemimize dair ne söylüyor?

Boğaziçi Üniversitesi- Wikimedia Commons

Bu metin Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri Necati Aras, Ayşe Gürel, Berat Zeki Haznedaroğlu, Ali İzzet Tekcan, Yavuz Akpınar, Naz Zeynep Atay Gök, Dilek Çalgan, Nermin Zeynep Uysal ve Nuri Zafer Yenal’ın katkılarıyla hazırlandı.

Boğaziçi Üniversitesi’ne üniversite dışından bir rektör atanması sonrasındaki süreçte ortaya atılan yanıltıcı haber ve yorumlardan biri de üniversitenin akademik olarak – özellikle son birkaç yılda – zayıf(lamış) olduğuna ilişkindi. Bu yorumların özünde Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden biri olan Boğaziçi Üniversitesi’nin uluslararası sıralamalarda düşüşte olduğu ve diğer önde gelen devlet üniversitelerinin bu sıralamalarda çıkışta olduğu bir döneme rastladığı iddia ediliyor ve sorunun Boğaziçi Üniversitesi’ne özel olduğu vurgulanıyor.

Eksik bilgiye dayanan bu yorumlar karşısında, uluslararası üniversite sıralamalarının biraz daha ayrıntılı incelenmesinin durumun doğru tespiti açısından önemli olduğunu düşündük.

Dünya üniversitelerini, birbirinden farklı kriterler ve farklı veri bankaları kullanarak sıralayan birçok şirket ve dolayısıyla birçok dünya üniversite sıralama sistemi bulunuyor. Bu sıralamaların yanında bölgesel ve konu/alan bazlı veya tematik sıralamalar da mevcut. Kamuoyunda en çok konuşulan sıralamalar dünya sıralamaları olup Boğaziçi Üniversitesi’nin veri sağladığı başlıca üç şirket arasında Times Higher Education (THE), Quacquarelli Symonds (QS) ve Clarivate (US News & World Report küresel üniversite sıralaması için) yer alıyor.

THE (Times Higher Education) dünya üniversite sıralaması

THE Dünya Üniversite Sıralaması (THE World University Rankings), üniversiteler tarafından sağlanan öğrenci, mezun ve öğretim üyesi sayıları gibi verilerin yanı sıra bilimsel araştırma projelerine ve endüstri-sanayi işbirliği çerçevesindeki projelere, ilgili yıl içinde aktarılan fon tutarına ve üniversite toplam bütçelerine ilişkin veriler ile ayrıca THE’nın Scopus veri bankasından aldığı yayın/atıf gibi bibliyometrik veriler üzerinden oluşturuluyor. Bunun yanında bölgesel ve konu/alan bazlı sıralamalar da yapılıyor.

THE ayrıca 2019 yılında Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (UN Sustainable Development Goals) doğrultusunda üniversitelerin çevresel ve sosyal sürdürülebilirlikle ilgili alanlarda toplumsal etkilerini ölçmek üzere yeni bir sıralama türü de (THE University Impact Rankings) geliştirdi.

THE Dünya Üniversite Sıralaması göstergeleri eğitim/öğretim (öğrenme ortamı), araştırma (hacim, gelir, itibar), atıf (araştırma etkisi), sanayi geliri (bilgi transferi) ve uluslararası görünüm (öğretim elemanları, öğrenciler ve araştırma) olmak üzere detaylarını notlar kısmında görebileceğiniz beş temel ayaktan ve ayakların altında yer alan 13 göstergeden oluşuyor [1, 2].

Temel ayakların değeri ve puanları onları oluşturan göstergelerin (metriklerin) ağırlıklı olarak birleştirilmesiyle hesaplanıyor ve üniversitenin puanı ve sıralaması belirleniyor [2].

THE sıralamasında Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri

THE Dünya Üniversite Sıralamasında [3] Boğaziçi Üniversitesi 2016-2019 arasında Türkiye’deki kamu üniversiteleri içinde birinci sırada; 2019-2020 ve 2020-2021 akademik yıllarında ise ikinci sırada yer alıyor. Aynı zamanda, tüm dünya üniversiteleri içinde 2016-2017 ve 2017-2018 sıralamalarında 401-500; 2019-2020 sıralamasında 501-600; 2020-2021 sıralamasında ise 601-800 bandında bulunuyor.

Türkiye’nin önde gelen diğer üniversitelerinin THE sıralamasında 2016/17-2021 yılları arasındaki değişimi incelendiğinde Sabancı Üniversitesi’nin 301-350 bandından 501-600 bandına; Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin 601-800 bandından 801-1000 bandına; İstanbul Teknik Üniversitesi’nin 501-600 bandından 801-1000 bandına; Koç Üniversitesi’nin 251-300 bandından 401-500 bandına; İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi’nin ise 351-400 bandından 601-800 bandına inmiş olduğu görülüyor. Sadece 601-800 bandında olan Hacettepe Üniversitesi 2018-2019 akademik yılında 501-600 bandına yükseldi ve son 3 yıldır da aynı bantta yer aldı.

Quacquarelli Symonds (QS) dünya üniversite sıralaması

QS şirketi ise, üniversiteler tarafından sağlanan öğrenci, mezun, öğretim üyesi sayıları vb. veriler ile kendisinin Scopus veri bankasından çektiği yayın/atıf gibi bibliyometrik verileri kullanarak QS Dünya Üniversiteleri Sıralaması (QS World University Rankings) oluşturuyor ve ayrıca bölgesel ve konu/alan bazlı sıralamalar yapıyor. Buna ilaveten, mezunların iş bulma süreleri, staj imkânları gibi bazı ek bilgiler isteyerek Employability Ranking adıyla bilinen mezunlarının iş bulma imkânlarına göre üniversiteleri sıralayan tematik bir sıralama da oluşturuyor.

QS dünya üniversiteleri sıralaması, akademik itibar anketi, işveren itibar anketi, öğretim elemanı sayısının öğrenci sayısına oranı, öğretim elemanı başına düşen atıf sayısı, yabancı uyruklu öğretim elemanı sayısının toplam öğretim elemanı sayısına oranı, yabancı uyruklu öğrenci sayısının toplam öğrenci sayısına oranı olmak üzere altı temel ayaktan oluşuyor; temel ayakların altında alt göstergeler mevcut değil [4]. Görüldüğü üzere QS, sıralamalarında daha öznel ve ankete dayalı bir değerlendirme sistemi kullanıyor.

QS sıralamasına göre Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri

QS dünya üniversiteleri sıralamasında [5] Boğaziçi Üniversitesi 2016-2017 akademik yıl sıralamasında Türkiye’deki kamu üniversiteleri içinde Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile birinciliği paylaştı; 2017/18-2021 yılları arasında da kamu üniversiteleri içinde ikinci sırada yer aldı. Boğaziçi Üniversitesi 2016-2017’de 471-480 bandında; 2017-2018 sıralamasında 491-500 bandında; 2018-2019 sıralamasında 571-580 bandında; 2019-2020 sıralamasında 651-700 ve 2020-2021 sıralamasında ise yine 651-700 bandında yer aldı.

Görüleceği üzere Boğaziçi Üniversitesi 2016-2017 ve 2017-2018 akademik yıllarında ilk 500 içinde bulunuyor. 2016/17-2021 yıllarında Türkiye’deki diğer üniversiteler incelendiğinde Sabancı Üniversitesi’nin 441-450 bandından 521-530 bandına; Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin 471-480 bandından 601-650 bandına; İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi’nin 411-420 bandından 551-560 bandına; Koç Üniversitesi’nin ise 451-460 bandından 464’üncü sıraya indiğini görüyoruz.

Gerek THE gerekse QS dünya sıralamalarında ülke çapında benzer bir genel düşüş söz konusu. Dolayısıyla düşüşün sadece Boğaziçi Üniversitesi’ne özel bir durum olduğuna, diğer üniversitelerin ise çıkışta olduğuna ilişkin iddiaların temeli olmadığını görüyoruz.

US News& World Report küresel üniversite sıralaması

Genelde ülkemizde göz ardı edilen, ancak dünyanın yakından takip ettiği ve önemsediği US News & World Report küresel üniversite sıralamalarında da [6] son beş yıldır Türkiye’den birinci sırada yer alan ve bu beş yılın dördünde (2016-2017, 2017-2018, 2019-2020 ve 2020-2021 akademik yıllarında) Türkiye’den ilk 200’e giren tek üniversite Boğaziçi Üniversitesi.

2018-2019, 2019-2020 ve 2020-2021 yıllarında sırasıyla 234’üncü, 186’ncı, ve 197’nci olan Boğaziçi Üniversitesi’ni en yakından izleyen Orta Doğu Teknik Üniversitesi aynı listede 2018-2019, 2019-2020 ve 2020-2021 akademik yıllarında sırasıyla 367’nci, 398’inci ve 453’üncüydü.

Bu sıralama için de üniversiteler öğrenci, mezun, öğretim üyesi sayıları ile bilimsel araştırma projelerine ve endüstri-sanayi işbirliği çerçevesindeki projelere ilgili yıl içinde aktarılan fon tutarına ve üniversite toplam bütçelerine ilişkin veriler sağlıyor. Bu veriler, Clarivate şirketinin sağladığı Web of Science (InCites) veri bankasından alınan yayın ve atıf gibi bibliyometrik veriler ile birlikte kullanılıyor [7].

US News & World Report küresel üniversite sıralamasında detaylarını notlar kısmında görebileceğiniz 3 temel ayak ve bunlar altında 13 alt gösterge mevcut [7,8].

US News & World Report küresel üniversite sıralamasındaki durum neden farklı?

Sıralama şirketleri yöntemlerini yıllar içinde değiştirebiliyor. Özellikle 1.000 yazardan fazla yazarlı makalelerin ve onların aldığı atıfların THE ve QS şirketleri tarafından 2015 yılından sonra tamamen veya kısmen kapsam dışı tutulması [1, 3] dünyaca tanınırlığa sahip büyük araştırma grupları içinde yer alan üniversitelerin dezavantajına bir durum oluşturdu. Boğaziçi Üniversitesi gibi CERN’deki yüksek bütçeli ve çığır açıcı ATLAS ve CMS deneylerinde aktif olarak araştırma yapan ve bu çalışmalardan yayın üreten üniversitelerin sıralamaları bu durumdan olumsuz etkilendi. Öte yandan US News & World Report küresel üniversite sıralamasında bu tür yayınlar ve aldıkları atıflar göz önünde bulunduruluyor.

Bunun yanında sadece endekslerde yer alan yayınlar değil; kitap ve konferanslar da ayrı birer gösterge olarak kullanılıyor [7] . Kitaplar sosyal ve beşeri bilimler alanlarında çalışmalar yapan araştırmacılar için önemli çıktılar; bu çıktıların diğer sıralamalarda kullanılmaması özellikle Boğaziçi Üniversitesi gibi fen ve mühendislik alanlarının yanı sıra sosyal ve beşeri bilimler alanlarında araştırma yapan üniversitelerin araştırma çıktılarının tamamının sıralama performanslarına yansımasını engelliyor.

US News & World Report küresel üniversite sıralamasında ‘bibliometrik göstergeler’ temel ayağında hem en çok atıf alan yayınlar içinde %10’luk dilime giren yayınların sayısı hem de toplam yayınlara oranı iki ayrı gösterge olarak kullanılıyor.  Bu göstergeler bir üniversitenin yayınlarının niteliğini ve dolayısıyla araştırma performansını gösteriyor.  Bu dilimdeki yayınların toplam yayınlara oranı üniversitenin ürettiği nitelikli araştırma miktarının bir ölçüsü ve üniversite büyüklüğünden bağımsız. Bu da önemli bir nokta zira oran göz önüne alınmadığında öğretim üyesi fazla olan üniversiteler avantajlı duruma geliyor. Ayrıca ‘bilimsel mükemmeliyet’ temel ayağı altında, en çok atıf alan yayınlar içinde %1’lik dilime giren yayınların sayısı ve bu sayının toplam yayın sayısına oranı da gösterge olarak kullanılıyor. %1’lik dilime giren yayın sayısı araştırmanın niteliğini ortaya koyarken %1 dilime giren yayın oranı ise dünyadaki en etkili yayınlar arasında üniversitenin çıktısının yüzdesini gösteriyor [7].

Özetle, diğer sıralamalarda göz ardı edilen birçok gösterge kullanılarak daha kapsamlı, sayılar yanında niteliğe de önem veren bir sıralama ortaya çıkıyor.  Boğaziçi Üniversitesi’nin bu dünya sıralamasında Türkiye’den ilk 200’e giren tek üniversite olması, araştırma niteliği ile öne çıktığını gösteriyor.

2016’dan bu yana ne oldu?

Adı geçen üç sıralama genel olarak incelendiğinde ülkemiz üniversitelerin performanslarının düştüğü görülüyor. Bu düşüş kısmen 15 Temmuz darbe girişimin etkileriyle açıklanabilir.

Darbe girişimi sonrası TÜBİTAK 2016 yılı için son proje çağrısını açmadı. Devam etmekte olan TÜBİTAK projelerinin yaşadığı nakit akışlarındaki sıkıntılar, sıralama şirketlerine verilen bilimsel araştırma projelerine o yıl aktarılan fon tutarlarının düşmesine yol açtı. Bu durum da Türkiye’deki üniversiteleri uluslararası rakiplerine karşı dezavantajlı bir konuma düşürdü.

Yine 2016 darbe girişimi sonrası Türkiye, uluslararası hareketlilik ve seyahat kısıtlamaları açısından yurtdışındaki birçok üniversite tarafından riskli olarak değerlendirildiğinden uluslararası öğrenci ve öğretim üyesi sayılarında özellikle 2017 ve 2018 yıllarında ciddi düşüşler yaşandı ki bu da, sıralamalarda kullanılan uluslararasılaşma boyutunda Türkiye’deki üniversiteleri olumsuz yönde etkiledi.

Sıralamaların iki yıl önceki veriler çerçevesinde belirlendiğini de söylemeliyiz.  Örneğin 2020-2021 sıralamaları için şirketlere, üniversitelere ait 2018 verileri sağlanıyor. Dolayısıyla bahsettiğimiz olumsuz etkiler 2019-2020, 2020-2021 sıralamalarına yansıyor.

Bunların yanı sıra Türkiye’deki devlet üniversiteleri,  araştırma bütçeleri üniversitelerimizinkilerin 50-100 katı olan yurt dışındaki üniversitelerle rekabet etmek durumunda. Ülkemizde araştırma üniversitesi statüsü verilmiş olan üniversitelere bile gereken düzeyde bütçe maalesef sağlanamıyor.  Kamu üniversiteleri, öğrenci kontenjanlarına ve öğretim elemanı kadrolarına dair alınan kararlarda söz sahibi değiller ve öğrenci kontenjanları kapasitenin üzerinde arttırılıyor.  Bu nedenle, sıralamalarda kullanılan öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısında kamu üniversiteleri bırakın yurt dışındaki üniversitelerle rekabet etmeyi, Türkiye’deki vakıf üniversiteleri ile bile rekabet edemez düzeye geldi.

Bu sıralamaların her biri farklı göstergeler kullandığından ve birçoğu daha çok sayısal bir takım ölçütlere dayandırıldığından ne kadar niceliği ne kadar niteliği ölçtükleri sorusu akademik camiada bir tartışma konusu [9].  Üniversite sıralamalarında kullanılan göstergelerin gerçek başarımları göstermekte yeterli olmadığı konusundaki tartışmalara rağmen sıralamalar, yükseköğretim sistemlerini hem küresel hem bölgesel hem de ulusal seviyede etkiliyor.  Bu tür sıralamalarda yükselmek bir üniversite ya da akademik birim için bir amaç değil, ancak öz değerlendirme amacına yönelik araçlardan biri olabilir.

Türkiye’nin önde gelen devlet ve vakıf üniversitelerinin sıralamalarda yıllar içinde neredeyse aynı şekilde bir düşüş göstermesi sadece üniversitelerin kendi performansları ile açıklanamaz. Bu düşüşün nedenleri arasında yer alan sistemik faktörlerin belirlenmesi üniversiteler yanında Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Kalite Kurulu gibi Türkiye’deki yükseköğretim politikasını şekillendiren kurumların dikkatle analiz etmesi gereken bir olgudur.

Ayşın Ertüzün
Katkıda bulunanlar: Necati Aras, Ayşe Gürel, Berat Zeki Haznedaroğlu, Ali İzzet Tekcan, Yavuz Akpınar, Naz Zeynep Atay Gök, Dilek Çalgan, Nermin Zeynep Uysal, Nuri Zafer Yenal
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyeleri

Notlar/Kaynaklar

[1] THE sıralamasında dikkate alınan beş temel ayak ve altında yer alan 13 gösterge:
(i) Eğitim/öğretim ayağının göstergeleri: doktora mezun sayısının lisans mezunu sayısına oranı, doktora mezun sayısının öğretim elemanına oranı, eğitim/öğretim itibar anketi, öğretim elemanı başına düşen kurum bütçesi ve öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı; (ii) Araştırma temel ayağının göstergeleri: öğretim elemanı başına düşen yayın sayısı,  öğretim elemanı başına düşen bilimsel araştırma projelerine ve sanayi ile ilişkiler çerçevesinde yapılan projelere aktarılan toplam fon tutarı, araştırma itibar anketi;  (iii) Atıf ayağında kullanılan gösterge atıf etki değeri; (iv) Sanayi geliri ayağı göstergeleri: öğretim elemanı başına düşen sanayi ile ilişkiler çerçevesinde yapılan projelere aktarılan fon tutarı; (v) Uluslararası görünüm ayağının göstergeleri: yabancı uyruklu öğretim elemanı sayısının toplam öğretim elemanına oranı, yabancı uyruklu öğrenci sayısının toplam öğrenci sayısına oranı ve uluslararası işbirliği ile yapılan yayınların toplam yayın sayısına oranı.
[2] Times Higher Education – World University Rankings 2021 methodology https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/world-university-rankings-2021-methodology
[3] Times Higher Education – World University Rankings 2021 https://www.timeshighereducation.com/world-university-rankings/2021/world-ranking#!/page/0/length/25/sort_by/rank/sort_order/asc/cols/stats
[4] QS World University Rankings- Methodology https://www.topuniversities.com/qs-world-university-rankings/methodology
[5] QS World University Rankings- 2021 https://www.topuniversities.com/university-rankings/world-university-rankings/2021
[6] 2021 Best Global Universities Rankings – U.S. News and World Report https://www.usnews.com/education/best-global-universities/rankings?int=top_nav_Global_Universities
[7] How U.S.News Calculated the Best Global Universities Rankings https://www.usnews.com/education/best-global-universities/articles/methodology
[8] U.S.News & World Report küresel üniversite sıralamasında yer alan üç temel ayak ve 13 alt gösterge:
(i) Araştırma itibar göstergeleri (küresel araştırma itibar anketi ve bölgesel araştırma itibar anketi); (ii) Bibliyometrik göstergeler (yayınlar, kitaplar, konferanslar, normalize edilmiş atıf etki değeri ve toplam atıflar, en çok atıf alanlar içinde  %10’luk dilime giren yayınların sayısı ve toplam yayınlara oranı, uluslararası işbirliği ile yapılan yayınların toplam yayın sayısına oranı, bu oranın ülke oranına göre durumu);  (iii) Bilimde mükemmeliyet (en çok atıf alan yayınlar içinde %1’lik dilime giren yayın sayısı ve en çok atıf alan yayınlar içinde %1’lik dilime giren yayınların toplam yayın sayısına oranı).  Diğer sıralamalarda olduğu gibi temel ayakların değeri ve puanları onları oluşturan alt göstergelerin (metriklerin) ağırlıklı olarak birleştirilmesiyle hesaplanıyor ve buradan da üniversitelerin puanları belirleniyor.
[9] Davis, Meredith, “Can College Rankings Be Believed?”, She Ji: The Journal of Design, Economics, and Innovation, Autum 2016, vol.2, issue 3, pp.215-230, https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2405872616300570


Creative Commons LisansıBu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. İçerik kullanım koşulları için tıklayınız.


Önceki İçerikToplumsal sorunlar için davranış değişim modeli
Sonraki İçerikAlzheimer hakkında bildiklerimiz
Avatar photo

Ayşın Ertüzün İzmir Amerikan Kız Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun oldu. Yüksek Lisansını  McMaster Üniversitesi, Kanada’dan; doktorasını Boğaziçi Üniversitesi’nden aldı. 1990’dan beri Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektornik Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. 2006’dan beri professör olarak görev yapmaktadır. İstatistiksel sinyal işleme ve örüntü tanıma konularında çalışmaktadır. 14.11.2016-2.1. 2021 tarihleri arasında araştırmadan sorumlu rektör yardımcısı olarak görev yapmıştır.