İstanbul Gezgini John Freely’nin Ardından

John Freely 1926’da New York’da İrlandalı göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.  Daha 17 yaşında liseyi bitirmeden Amerikan Deniz Kuvvetlerine katıldı ve iki sene boyunca komando olarak Hindistan, Burma ve Çin’de Japonlara karşı çarpışmalara katıldı. Japonya’ya çıkartma için gönderilirken Hiroşima ve Nagazaki’ya atılan atom bombalarının savaşı bitirnesi üzerine terhis oldu.  Savaşa katılan askerlere sunulan üniversite okuma desteği (GI Bill) sayesinde 1951’de Inoa Kolejinde lisansını, 1953 ve 1960 yıllarında ise New York üniversitesinde Fizikte Yüksek lisans ve doktora derecelerini aldı. Doktorası ve sonrasında araştırmacı olarak katıldığı Princeton üniversitesinde füzyon reaktörlerinde sıcak plazmayı hapsetmek için  bugün de denenmekte olan “Stellerator” tasarımı üzerinde çalıştı.

Robert Kolej’e 1960 yılında fizik profesörü olarak geldi. Robert Kolej’in Boğaziçi üniversitesine dönüşmesi ertesinde bir süre İstanbul’dan ayrıldı, fakat 1993’te hayatının  neredeyse sonuna kadar kalacağı Boğaziçi’ne döndü. Boğaziçi’nde Batı ve İslam Bilim tarihi ve klasik astronomi üzerine hazırladığı orijinal dersler son derece popülerdi. Bunda derslerin içeriği kadar, neredeyse 100 kişilik sınıflarda öğrencilerin çalışmalarını dikkatle değerlendirmesi de belirleyici oluyordu.

Türkiye ve dünyada tanınması bu arada yazdığı 40’ın üzerinde gezi, tarih ve bilim tarihi ile ilgili kitap sayesinde oldu. Bunların arasında İstanbul, Atina, Boston, Venedik, ve Türkiye’nin farklı bölgeleri üzerine gezi rehberleri olduğu gibi, Kopernik’in bilimsel biyografisi, Selçuklu tarihi, Osmanlı mimarisi gibi kapsamlı akademik çalışmalar da vardı. Burada Hilary Sumner-Boyd ile yazdığı “Strolling through Istanbul” kitabını ayrıca zikretmek gerekir; bir çok İstanbullu içinde doğup büyüdükleri şehrin ve eserlerin tarihini bu kitaptan öğrendiler.

Doksan yıllık hayatının en sonuna kadar araştırma, yazma  ve yayımlama verimi yavaşlamadı ve geriye büyük ve değerli bir miras bıraktı.

Cihan Saçlıoğlu
Bilim Akademisi Üyesi (Sabancı Üniversitesi)

 

 

1 Yorum

  1. Dr. Freely’nin İstanbul’nu bırakarak ebediyete intikal ettiğini bu yazıdan üzülerek öğrendim (Fakat ölüm tarihi yazılmamış). Huzur içinde yatsın. 1961-62 ders yılında kendisi Robert Kolej birinci sınıfta fizik hocam olmuştu. Çok iyi bir hoca idi, öğrencileri tarafından çok sevilirdi. Onunla ilgili şu hatıramı hiç unutmadım. Bir sınavımızda bir termodinamik sorusunu onun beklemediği bir yoldan çözdüğümü görünce (cevap doğru olduğu halde) o sorudan bana hiç puan vermemişti. Belki de cevabı başka birinden kopya çektiğimi sanmıştı. Sonuç olarak sınavdan tam not (100) alacağımı beklerken bundan bir hayli düşük bir not almıştım. Nota itiraz ettim, beni her zamanki güleryüzü ile dinledi ve haklı olduğuma ikna oldu. İngilizcede bir özdeyiş vardır “There is more than one way to skin a rabbit” (bir tavşanın derisini yüzmenin birden fazla yolu vardır). Soruyu benim çözme tarzım tam bu özdeyişe uyuyordu. Freely durumu görünce notumu 97 olarak yükseltti ama 100 yapmadı. Nedenini sorduğumda “problemi benim yolumdan çözmüş olsaydın o zaman 100 alırdın” dedi. Gerçekten benim yolum doğru yanıta götürdüğü halde uzundu ve anlaşılması zordu. O günden sonra aramızdaki muhabbet ve karşılıklı saygı bir kat daha artmıştı. Freely’nin İstanbul sevdası anlaşılması zor bir tutku idi. Kentin en ücra köşelerini bile keşfetmişti ve hiç duraksamadan karşısındakine anlatabilirdi. O bizim müstesna hocalarımızdandı, onu tanımış olmak, ondan ders almış olmak bana gurur veriyor. Kendim de Ege Üniversitesi Tıp fakültesinde bir öğretim üyesi olduğum yıllar sonra (bundan belki 10-15 yıl kadar önce) onu bir kez daha yine Boğaziçi Üniversitesi kampüsünde görme şasım oldu. Demek ki son görüşümmüş!