Jane Goodall İstanbul’da: Umuda dair bir gün ve bir miras

Dr. Jane Goodall, Gombe Milli Parkında. (20 Mart 2015, Simon Fraser University - Communications & Marketing)

Jane Goodall, 1 Ekim 2025’te 91 yaşında aramızdan ayrıldı. Bu yazı, 6 Mayıs 2024’te İstanbul’daki buluşmadan hareketle onun mirasına küçük bir selamdır. Mücadelesi ve etkisi sürüyor.,

“Elbette geleceğe dair umudum var.”[1]Yazıdaki alıntılar Jane Goodall’ın 6 Mayıs 2024’teki Santralistanbul’daki konuşmasında yaptığımız ses kaydından alınıp Türkçe’de çevrilmiştir.[2]İng. Of course I have hope for the future.

İstanbul’da umuda dair

Santralistanbul 6 Mayıs 2024 (Defne Üçer Şaylan)

Santralistanbul’da 6 Mayıs 2024’te düzenlenen İstanbul Bilgi Üniversitesi–Roots & Shoots etkinliği güneşli bir bahar gününe denk gelmişti. İlk kez bu üniversitenin kapısından içeri giriyordum. Girer girmez cam ve metal cephe boyunca dizili balkonları olan, sarı, mavi, turuncu ve yeşil renklerle süslenmiş modern bir binanın önüne kurulmuş açık hava sahnesiyle karşılaştım. Konuşmanın yapılacağı bu geniş çimenlik alana doğru yürürken etraftaki insanları izledim. Heyecan ve neşeleri hareketlerinden okunan onlarca genç ve çocuk vardı; katılımcılar büyük ölçüde üniversite öğrencilerinden oluşuyordu.

Alana doğru ilerledikçe kalabalık arttı, bir kısım insan Jane Goodall’ı görmek için en iyi açıya sahip olan sandalyeleri seçmeye çalışırken, kimileriyse birkaç kişilik gruplar halinde sohbet ediyordu.

Jane Goodall ve 6 Mayıs 2024’te Bilgi Üniversitesi’nin Santralistanbul kampüsüne diktiği manolya. (CC-BY, Defne Üçer Şaylan)

Buluştuğum arkadaşımla etrafı dolaşırken genç bir bitkinin yanında toplaşan bir grup insan gördük. İçlerinde Jane Goodall da vardı. O ve ekibi getirdikleri genç manolya ağacını kampüsün bahçesinde yol kenarı bir çimenliğe henüz dikmişlerdi. Bir süre de onlarla etrafı dolaştık. Çevredeki kalabalık yavaşça etkinlik alanına toplanırken çalışma telaşlarından Roots & Shoots ekibinden oldukları anlaşılan birkaç genç de hızlıca son hazırlıkları tamamladılar. Dr. Goodall sahneye doğru yaklaştığında etrafımdaki herkes neşe ve merakla onu izliyor ve coşkulu alkışlarla selamlıyordu.

 “Roots and Shoots” Jane Goodall’ın kurduğu, çocuklar ve gençlerle çalışan bir program.  “Kökler ve filizler” anlamına geliyor. “Kökler sağlam temelleri oluşturur; filizler küçük görünür ama ışığa ulaşmak için tuğla duvarları bile parçalayabilirler…’’ diyor Jane Goodall.[3]Roots and Shoots Nedir, https://rootsandshootsturkey.org/roots-shoots/

 

2021’de hayata geçen Roots & Shoots Türkiye, Jane Goodall’un küresel girişiminin bir parçası. İlk tanıtım, Şubat 2021’de Aslıhan Niksarlı ve Jane Goodall’ın katılımıyla yapılmış. Amaç, çocuk ve gençlerin çevre, hayvanlar ve insanlar için somut projeler geliştirmesini sağlamak; program hala aynı vizyonla ilerliyor.[4]Roots and Shoots Türkiye çocuk ve gençlerin katılımıyla kuruldu (12 Şubat 2021) https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/12/roots-shoots-turkiye-cocuk-ve-genclerin-katilimiyla-kuruldu/

Jane Goodall’ın sahneye çıkıp herkesi selamlamasının ardından ilk cümlesi ’’UĞGHUU UĞHKUUUU UĞHKUUUU’’ oldu.

Ve bize her şempanzenin kendine ait “pant-hoot” denen bir çağrısı olduğunu ve diğer şempanzelerle bu çağrıyla temas ettiklerini anlattı.

Şempanze diliyle bizi selamlayarak konuşmasına başlayan Dr. Goodall, çocukluk yıllarındaki hayallerinden, annesinin kendisine desteğinden, hayallerini gerçekleştirmek için verdiği devasa mücadeleden bahsederek devam etti. Ardından, o gün orada onu dinleyen herkesin içini umutla doldurduğunu hissettiğim söylevine başladı. Jane Goodall için umut edilgen iyimser bir bekleyiş halinden çok uzaktaydı; gençliğin yaratıcılığında, enerjisinde, yan yana gelmenin gücünde ve doğanın kendini yenileyişinde somutlaştırmıştı umudu. Konuşmasını soru-cevap kısmıyla sonlandırdı ve bu bölümde soru önceliği çocuklardaydı. Jane’e olan sevgisini sarılarak göstermek isteyen bir çocuğu sahnede kucaklayarak bize veda etti.

“Buraya gelen her birinize teşekkür etmek istiyorum; çünkü ortak bir ilgi, ortak bir amaç ve ortak bir tutkuyla bir araya geldiğimizde dünyada değişimi başlatırız.”[5]İng. I want to thank every single one of you who’s come here, because it’s when we get together with a common interest, and a common cause, and a common passion, that we start to make change in the world

Afrika hayallerimiz

“Cennet gibiydi. Hayalim gerçekleşmişti; hayalimin içindeydim.”[6]It was paradise. It was my dream come true. I was in my dream.

Dr. Goodall’ın etoloji[7]Etoloji: Hayvan davranışını doğal ortamlarında ve evrimsel bağlamında inceleyen bilim dalı. Kısaca, davranışın nedeni, gelişimi, işlevi ve evrimsel geçmişi üzerine odaklanır. alanındaki devrim niteliğindeki keşiflerine olan ilgim çocukluk yıllarıma dayanıyordu. O dönemde elbette etolojiden ve Jane’den haberdar değildim ancak belli ki Dr. Goodall ile aynı sorular üzerine düşünüyorduk; sadece birbirimizi tanımıyorduk. Kendimi bildim bileli, insan-dışı hayvanların yaşamına, özellikle vahşi hayvan türlerine dair kendimce ciddi olarak gördüğüm bir merakım vardı. İlkokul yıllarımdan itibaren mesleğimin her ne şekilde olursa olsun insan-dışı hayvanlarla ilgilenmek olacağından emindim. Afrika’ya gidip vahşi yaşamı gözlemleme, doğayı ve canlıları iyileştirmeye yönelik hayalleriminden çok daha fazlasını Dr. Goodall hayatının merkezine koymuş ve yaşamını bu idealleri gerçekleştirmeye adamıştı. Benim Jane’i yakından tanımaya başlamamsa lisenin son yıllarındaki okumalarımla başladı. Zamanla Jane’in çalışmalarını ve mücadelesini keşfettikçe kendisine hayranlığım da arttı.

Şempanzelerin öğrettikleri

“[Orman ekosisteminin] her biri bir rol üstlenen ve hepsi karşılıklı bağımlı olan hayvan ve bitki türlerinin karmaşık bir bileşiminden oluştuğunu öğrendim. Çok karmaşık, yaşamın kilimi gibi. Türler o ekosistemden yok oldukça, sanki o kilimden iplikler çekiliyormuş gibi olur; yeterince iplik çekilirse kilim lime lime kalır ve ekosistem çöker.” [8]İng. I learned how it was composed of this complex mix of animal and plant species, each one with a role to play, and all of them interdependent. It’s very complex, like a tapestry of life. As species become extinct from that ecosystem, it’s like pulling thread from the tapestry, and if enough threads are pulled, the tapestry will hang in tatters, and the ecosystem will collapse.

Jane Goodall, 3 Nisan 1934’te Londra’da doğdu. Afrika’da hayvanlarla birlikte yaşamak (tıpkı benim gibi onun da) çocukluğunun en büyük hayaliydi. Genç Jane, üniversiteye gitme imkânı olmadığından sekreterlik okuluna gitmişti. Yirmili yaşlarına geldiğinde bir arkadaşının çiftliğini ziyaret etmek üzere Kenya’ya gitti.

Bu ziyareti sırasında hayatının geri kalanını etkileyecek bir fırsatla karşılaştı. Afrika’daki hayatında önemli roller üstlenecek olan Mary ve Louis Leakey ile tanıştı.

Smithsonian Institution, ABD (Wikimedia Commons)

Arkeolog ve paleontolog olan Leakeyler insanın evrimi üzerine çalışıyorlardı. Onlara göre insan davranışlarını anlamak için diğer primatları anlamak çok önemliydi, Afrika’daki saha araştırmalarını bu amaçla yürütüyorlardı. Louis Leakey insanın evrimine dair düşünceleri bakımından kendi çağının bilim camiasına aykırı kalıyordu. Avrupalı meslektaşları insanlığın kökenin Asya ya da Avrupa olması gerektiğini düşünürken Mary ve Louis Leakey, Charles Darwin gibi kökenimizin Afrika’ya dayandığından emindi. Leakeyler teorileri için onlarca yıl boyunca Afrika’da keşif gezileri, saha araştırmaları yaptılar ve birçok keşfe imza attılar. Louis Leakey’in insan evrimi hakkındaki araştırmalarını geliştirmek için önyargısız bir çift meraklı göze ihtiyacı vardı.[9]Leaky Foundation, https://leakeyfoundation.org/about-us/the-leakey-family/ 

Jane’in vahşi yaşamla ilgili bilgisinden ve doğaya yönelik merakından etkilenen Louis Leakey, onu ilk başta sekreter olarak işe aldı ve ardından Tanzanya’da bulunan Gombe’ye, bölgedeki şempanzelerin davranışlarını araştırması için göndermek istedi. Konuşmada Jane, Leaky’nin bu isteğinin o zaman genç bir kızın ormanda tek başına kalmasının imkânsız olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, Leaky’nin ısrarıyla ve annesinin onunla birlikte gitmeye karar vermesiyle hayatını değiştiren bu görevi üstlenebildiğini anlattı.

“Herkese teşekkür ettikten sonra en çok teşekkür etmek istediğim kişi annem; çünkü o çok, çok destekleyici bir anneydi… Burada pek çok anne var ve şunu söylemeliyim: çocuğunuz için yapabileceğiniz en önemli şey onu desteklemektir.’’[10]İng. I learned how it was composed of this complex mix of animal and plant species, each one with a role to play, and all of them interdependent. It’s very complex, like a tapestry of life. As species become extinct from that ecosystem, it’s like pulling thread from the tapestry, and if enough threads are pulled, the tapestry will hang in tatters, and the ecosystem will collapse.

Goodall, büyük bir sabırla bölgede bulunan şempanze topluluğuna kendini kabul ettirdi, onları gözlemledi ve gördüğü her şeyi yanında getirdiği not defterine yazdı. Gözlemleri sırasında hayvanlara ilişkin algımızda büyük değişimlere yol açacak pek çok keşifte bulundu. In the Shadow of Man isimli kitabını adadığı isimlerden biri olan David Greybeard[11]David Greybeard ismini ona Jane Goodall takmıştı. ona ilk güvenen şempanzeydi ve termit avlamak için kendine çubuktan bir alet yapmıştı. Jane’in bu keşfi hem bilim dünyasında hem de popüler medyada ciddi bir yankı uyandırdı. Çünkü o güne kadar alet yapma ve kullanma becerisi insanı diğer türlerden ayıran en önemli özelliklerden biri olarak görülüyordu. İnsan-dışı hayvanların alet kullanabilecek kadar karmaşık zihinlere sahip olduğu bilinmiyordu. Jane bizi; insanı, aleti ya da şempanzeleri yeniden tanımlamak zorunda bırakmıştı. Jane’in araştırmaları hem kendimize hem de diğer hayvanlara yönelik kabul ettiğimiz varsayımları sorgulatmış ve aramızdaki sınırları silikleştirmişti.

Goodall’ın konuşmasında değindiği bir başka dikkat çekici nokta bilim insanlarının muhtemelen oradaki yerli halka şempanzeleri hiç sormamış olmasıydı. Çünkü eğer sormuş olsalardı şempanzelerle birlikte yaşayan bu insanlar alet kullandıklarını ve birçok başka şeyi de anlatabilirdi. Jane, bunu bilimin kibiri olarak nitelendirmişti.

Gombe günleri yalnız bu keşifle bitmedi elbette. Jane dönemin egemen görüşlerinin aksine, şempanzelerin de bireysel kişiliklere sahip olduğunu, karmaşık sosyal yapılar kurduklarını ve bireysel olarak duygusal hayatlara sahip olduklarını kanıtlayan pek çok bulgu elde etti. Ayrıca bu türün omnivor olduğunun keşfi de Jane’e aitti. Onu çağından ayıran başka bir özelliği ise birlikte çalıştığı şempanzeleri yalnızca bir veri olarak görmeyip onların bireyselliğini kabul etmesiydi. Böylece onlara sayı yerine isimler verdi. Bu o gün için radikal bir yaklaşımdı.

1962’ye geldiğimizde Leakey’nin desteğiyle Cambridge Üniversitesinde lisans derecesi olmadan etoloji alanında doktora çalışmalarına başladı, 1965’te tamamladı ve Gombe’ye geri döndü, ta ki 1975’te Gombe’deki saha çalışmalarını sonlandırana kadar.

Anlamaktan dönüştürmeye

Gombe’deki saha araştırmalarıyla vahşi yaşamın tehdit altında olduğunu görmesi üzerine doğal yaşamı ve yerel toplulukların refahını korumak için çalışmalara girişti ve 1977’de Kaliforniya’da Jane Goodall Enstitüsü’nü kurdu. Bundan sonraki yaşamı kendini adadığı doğa, hayvanlar ve toplum için aktivist mücadele ile geçti.

1991’de enstitüye bağlı olarak küresel ölçekte çevre, hayvanlar, insanlar için çocuklar ve gençlerle çalışan Roots & Shoots programını hayata geçirdi. Bu program zamanla küresel ölçekte çevreci bir aktivizm hareketine dönüştü, 75’ten fazla ülkede on binlerce genci yan yana getirdi. Goodall’ın ‘eylemsel umut’ felsefesiyle yan yana gelen gençler doğa, canlılık ve toplum için dünyanın dört bir yanında etkili biçimde çalıştı.

Jane Goodall umudunu dört şeye bağlıyor. 

 

İnsan zekâsı – insanın beyni birçok zor probleme çözüm bulma potansiyeline sahip
Doğanın dirençliliği – zarar gören doğa azıcık yardımla kendine gelebilir
Gençlerin dönüştürme gücü – gençlerin dünyayı değiştirme gücü var
İnsanın yılmayan, boyun eğmeyen iradesi – Jane bu iradenin hepimizin içinde olduğunu söylüyor.

2024’te Jane Goodall 90. yaşına basmıştı. Doğum gününü dünyanın pek çok yerindeki etkinliklerde insanlarla buluşarak kutlamıştı. Bizim İstanbul’da karşılaşma hikayemiz de bu bu kutlamaların bir parçasıydı. İyi ki doğmuşsun Jane Goodall!

UĞGHUU UĞHKUUUU UĞHKUUUU !

İlker Can Tokgöz (sarkac.org)

Jane Goodall hakkında kısa bir zaman çizelgesi 

National Geographic’in şempanzelerin ve Jane’in hayatlarını uluslararası alanda ilgi odağı haline getiren “Miss Goodall and the Wild Chimpanzees”i belgeseli (1965)

Notlar/Kaynaklar

Notlar/Kaynaklar
1 Yazıdaki alıntılar Jane Goodall’ın 6 Mayıs 2024’teki Santralistanbul’daki konuşmasında yaptığımız ses kaydından alınıp Türkçe’de çevrilmiştir.
2 İng. Of course I have hope for the future.
3 Roots and Shoots Nedir, https://rootsandshootsturkey.org/roots-shoots/
4 Roots and Shoots Türkiye çocuk ve gençlerin katılımıyla kuruldu (12 Şubat 2021) https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/12/roots-shoots-turkiye-cocuk-ve-genclerin-katilimiyla-kuruldu/
5 İng. I want to thank every single one of you who’s come here, because it’s when we get together with a common interest, and a common cause, and a common passion, that we start to make change in the world
6 It was paradise. It was my dream come true. I was in my dream.
7 Etoloji: Hayvan davranışını doğal ortamlarında ve evrimsel bağlamında inceleyen bilim dalı. Kısaca, davranışın nedeni, gelişimi, işlevi ve evrimsel geçmişi üzerine odaklanır.
8, 10 İng. I learned how it was composed of this complex mix of animal and plant species, each one with a role to play, and all of them interdependent. It’s very complex, like a tapestry of life. As species become extinct from that ecosystem, it’s like pulling thread from the tapestry, and if enough threads are pulled, the tapestry will hang in tatters, and the ecosystem will collapse.
9 Leaky Foundation, https://leakeyfoundation.org/about-us/the-leakey-family/ 
11 David Greybeard ismini ona Jane Goodall takmıştı.