
Son iki yüzyıl iktisadi bakımdan insanlık tarihinde özel bir dönem oluşturur. Teknolojik gelişme binlerce yıl boyunca yavaş ilerledikten sonra, 18. yüzyılın sonlarından itibaren önce İngiltere sonra da kuzeybatı Avrupa’da hem hız hem de süreklilik kazandı. Teknolojik gelişme ve iktisadi büyüme daha sonra farklı hız ve ölçülerde dünyanın diğer bölgelerine de yayıldı. Bu sayede dünya ölçeğinde kişi başına gelirler son iki yüzyılda 15 kat kadar arttı. Bugün dünya ölçeğinde ülkeler arasında görülen eşitsizlikler de büyük ölçüde son iki yüzyılda ortaya çıktı.
Bu sürecin nasıl başladığını incelemesi ve “teknolojik ilerleme yoluyla sürdürülebilir büyümenin ön koşullarını tanımlaması” nedeniyle Joel Mokyr 2025 yılı Nobel Ekonomi ödülünün yarısına layık görüldü.
Joel Mokyr Hollanda’da doğduktan sonra küçük yaşta ailesiyle birlikte İsrail’e göç etti. Üniversiteyi bu ülkede bitirdikten sonra ekonomi doktorasını 1974 yılında ABD’de Yale Üniversitesi’nde tamamladı. O tarihten bu yana ABD’de Northwestern Üniversitesi’nde Ekonomi ve Tarih bölümlerinde öğretim üyesi olarak çalışmakta. Mokyr doktora tezinde ve akademik yaşamının erken aşamalarında Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde Sanayi Devrimi’nin tarihi üzerinde çalıştıktan sonra teknolojinin iktisadi tarihini araştırmaya yöneldi. Mokyr’in bu alandaki çalışmaları, iktisadi tarih ile iktisadi büyüme teorisini birleştirir ve sürdürülebilir iktisadi gelişmede teknoloji, bilgi ve kültürün rollerini öne çıkarır. Mokyr’in bu alandaki en önemli kitaplarını sıralayalım, henüz bu kitapların hiçbirinin Türkçeye çevrilmediğini de ekleyelim.
Başlıca eserleri
The Lever of Riches: Technological Creativity and Economic Progress[1]Olası Türkçe çevirisi: “Zenginliğin Kaldıraçı: Teknolojik Yaratıcılık ve Ekonomik İlerleme” (1990) – Mokyr bu eserinde “teknolojik yaratıcılığın”, bir başka deyişle, bir toplumun yeni tekniklerin ve makinelerin geliştirilmesi, denenmesi ve yayılması kapasitesinin, uzun dönemli ekonomik büyümenin temelinde yattığını savunur. Tarih boyunca bazı toplumların neden daha yenilikçi olduğunu, bazılarının ise teknik potansiyele rağmen neden durgunlaştığını sorgular.
The Gifts of Athena: Historical Origins of the Knowledge Economy[2]Olası Türkçe çevirisi: “Athena’nın Armağanları: Bilgi Ekonomisinin Tarihsel Kökenleri” (2002) – Bu kitapta Mokyr, erken modern dönemde Avrupa’da bir “bilgi ekonomisi”nin nasıl doğduğunu açıklar. Bilginin hem açık hem de örtük biçimlerinin üretkenliğin ve yeniliğin kaynağı haline geldiğini savunur. Bilginin, toplumsal olarak gömülü ve birikimsel bir kaynak haline gelişine dikkat çeker.
The Enlightened Economy: An Economic History of Britain, 1700-1850[3]Olası Türkçe çevirisi: “Aydınlanmış Ekonomi: İngiltere’nin Ekonomik Tarihi” (2010) – Bu kapsamlı çalışma, Britanya’nın Sanayi Devrimi dönemini inceler. Mokyr, iktisadi büyümeyi yalnızca sermaye birikimiyle değil; daha geniş çerçevede kurumsal, kültürel ve teknolojik faktörlerin etkileşimiyle açıklar.
A Culture of Growth: The Origins of the Modern Economy[4]Olası Türkçe çevirisi: “Büyümenin Kültürü: Modern Ekonominin Kökenleri” (2016) – Mokyr’in en bütüncül eseri sayılabilecek bu kitap, modern ekonomik büyümenin neden özellikle Avrupa’da ortaya çıktığını inceler. Kültür, kurumlar, bilgi ve teknolojiyi tek bir açıklayıcı çerçevede birleştirerek modern büyüme rejiminin nasıl oluştuğunu açıklamaya yönelir.
Bu eserler Mokyr’in düşünsel evrimini de gösterir: The Lever of Riches’te teknolojik değişimin doğasını ele alır; The Gifts of Athena’da bilginin rolünü derinleştirir; The Enlightened Economy ile tarihsel bir örnek sunar; A Culture of Growth’ta ise tüm bu unsurları kültürel-kurumsal bir senteze dönüştürür.
Büyümenin formülü
Mokyr’in en önemli katkılarından biri, Sanayi Devrimi ve modern iktisadi büyüme anlatılarını basit açıklamalardan kurtarmasıdır. Coğrafya, doğal kaynaklar veya sermaye birikimi gibi faktörlerin ötesine geçerek, “neden inovasyon birikimsel hale geldi?” sorusunu sorar. A Culture of Growth’ta Avrupa’daki entelektüel dönüşümün, bilimsel toplulukların yükselişinin ve fikirlerin serbest dolaşımının “fikirler piyasası”nı nasıl dönüştürdüğünü de gösterir.
Mokyr’in bilginin birikimsel doğasına yaptığı vurgu, ileri teknik becerilere sahip olsa da durgun kalan toplumların neden geride kaldığını da açıklar. Eğer bir toplum bilginin yayılmasını sağlayacak kurumsal yapıya veya deneysel düşünceyi destekleyen kültüre sahip değilse, yenilikler kalıcı büyümeye dönüşemez. Bu yaklaşım, standart iktisadi büyüme modellerinde genellikle ihmal edilen mekanizmaları ortaya koyar.
Mokyr aynı zamanda “Büyük Ayrışma” (Great Divergence) tartışmalarına önemli katkı sunar: Niçin Batı Avrupa sürdürülebilir büyüme yoluna girdi de dünyanın diğer bölgeleri giremedi? Onun yanıtı, kültür, bilgi birikimi, kurumlar ve teknolojik yaratıcılığın özgün bileşimine dayanır. Böylece coğrafi ya da kaderci açıklamaların ötesine geçen bir büyüme teorisi önerir.
Bu çerçeve, günümüz ekonomileri için de normatif bir uyarı niteliğindedir. Mokyr’e göre, yeniliğin sürmesi açıklık, bilgi paylaşımı ve kurumsal destek gerektirir. Bilimsel özgürlüğün kısıtlanmasının, araştırma alanlarının daralmasının ya da bilgi tekelciliğinin büyümeyi zayıflatabileceğini söyler. Mokyr’in tarihten çıkardığı ders, iktisadi büyümenin kültürel ve kurumsal altyapısının korunması gerektiğidir.
Mokyr’in oluşturduğu çerçevede kültür vurgusunun fazla güçlü olduğunu, kurumsal ve maddi koşullara, yapısal dönüşümlere yeterince ağırlık vermediğini, kültürle kurumsal çerçeve ve maddi koşullar arasındaki ilişkiyi yeterince incelemediğini, teknolojik gelişmenin Batı Avrupa dışındaki toplumların farklı koşulları altında da sürdürülebileceğini savunan iktisatçılar ve iktisat tarihçileri de vardır. Yine de Mokyr’in ekonomi bilimine yaptığı katkılar şöyle sıralanabilir:
- İktisadi büyüme teorisine tarihsel derinlik kazandırmak
Mokyr’e göre sürdürülebilir iktisadi büyüme insanlık tarihinde oldukça yeni bir olgudur. Uzun yüzyıllar hatta binyıllar boyunca ekonomik durgunluk kural iken, sürekli büyüme istisna olmuştur. Bu nedenle modern büyümeyi anlamak, yalnızca matematiksel modellerle değil, tarihsel bir perspektifle mümkündür. Mokyr, iktisadi büyümenin neden belirli dönemlerde ve belirli toplumlarda “kilidi açılan” bir süreç haline geldiğini gösterir.
- Teknoloji, bilgi ve kümülatif yenilik ilişkisi
Mokyr’in düşüncesinin merkezinde, teknolojik ilerlemenin yalnızca makinelerden ibaret olmadığı fikri vardır. Teknolojik değişim, altında yatan bilgiye ve bu bilginin birikimsel doğasına dayanır. Mokyr, “know-that” (bilimsel açıklama) ile “know-how” (teknik beceri) arasındaki etkileşimin yeniliğin sürekliliği açısından belirleyici olduğunu savunur. Toplumlar bu iki bilgi türünü bütünleştirebildiklerinde, yenilik kendini besleyen bir sürece dönüşür. Böylece bilgi, yayılabilen ve yeni buluşları tetikleyen bir kamusal mal niteliği kazanır.
- Kurumsal ve kültürel ön koşullar
Mokyr’in belki de en özgün katkısı, büyümenin kültürel ve kurumsal temellerine vurgu yapmasıdır. A Culture of Growth’ta Batı Avrupa’nın başarısının “büyüme kültürü” ile ilişkili olduğunu savunur. Mokyr’e göre bu kültür, ilerlemeye olan inanç, faydalı bilginin birikimi, yeniliğe açıklık ve sorgulamayı teşvik eden değerler üzerine kuruludur. Mokyr’e göre bilimsel toplulukların, üniversitelerin, patent sistemlerinin ve serbest fikir alışverişinin oluşumu, Batı Avrupa’nın modern büyümeye öncülük etmesini sağlamıştır.
- İktisadi tarih ile büyüme ekonomisi arasında köprü
Mokyr’in çalışmaları, tarihsel analiz ile teorik büyüme modelleri arasındaki boşluğu doldurur. Uzun dönemli verileri, teknolojik değişim, kültür ve kurumlara ilişkin kanıtlarla birleştirerek, büyüme ekonomisine gerçekçi bir zemin kazandırır. Nobel Komitesi de bu yönüyle onu “teknolojik ilerleme aracılığıyla sürdürülebilir büyümenin ön koşullarını belirlediği” için ödüllendirmiştir.
- Politika açısından büyümenin kırılganlığı
Mokyr’e göre iktisadi büyüme kaçınılmaz değildir. Tarih, inovasyonun ve ilerlemenin kurumsal ya da kültürel nedenlerle tıkanabildiği örneklerle doludur. Bu nedenle büyümenin sürdürülübilmesi için bilgi üretimi, bilimsel özgürlük, fikirlerin dolaşımı ve kurumsal esnekliğin korunması gerekir. Mokyr’in tarihsel analizleri, çağdaş inovasyon politikaları açısından da yol gösterici niteliktedir.
Özetle, Joel Mokyr’in çalışmaları uzun dönemli tarihsel süreçleri, bilgi birikimini, kurumsal çerçeveyi ve kültürel zihniyeti bütüncül bir anlatıda bir araya getirir. Mokyr teknolojik ilerlemeyi tarihsel, kurumsal ve kültürel bağlamına yerleştirerek, sürdürülebilir iktisadi büyümenin nasıl ortaya çıktığı ve neden kırılgan olduğu konusunda önemli bir açıklama getirmiştir.
Şevket Pamuk
Notlar/Kaynaklar
| ↑1 | Olası Türkçe çevirisi: “Zenginliğin Kaldıraçı: Teknolojik Yaratıcılık ve Ekonomik İlerleme” |
|---|---|
| ↑2 | Olası Türkçe çevirisi: “Athena’nın Armağanları: Bilgi Ekonomisinin Tarihsel Kökenleri” |
| ↑3 | Olası Türkçe çevirisi: “Aydınlanmış Ekonomi: İngiltere’nin Ekonomik Tarihi” |
| ↑4 | Olası Türkçe çevirisi: “Büyümenin Kültürü: Modern Ekonominin Kökenleri” |


