Bu Ay Gökyüzü: Kasım 2026

1 Kasım saat 22.00, 15 Kasım saat 21.00, 30 Kasım saat 20.00’de gökyüzünün genel görünümünü gösteren gökyüzü haritası

Kasım ayının gelmesiyle birlikte sonbahar ve kış aylarında gökyüzünde yer alan Kanatlı At, Andromeda, Kraliçe, Perseus Boğa, Arabacı takımyıldızları ve bu takımyıldızlar kadar belirgin olmayan Balıklar, Koç ve Balina takımyıldızları gökyüzünün doğu yarısında yer alıyor. Hava karardıktan sonra doğuda Ülker yıldız kümesinin belirmesi, sonbaharın geldiğinin göstergesidir. Ülker’le birlikte, Arabacı Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı ve kış gökyüzünün de en parlak yıldızlarından biri olan Kapella da aynı zamanlarda doğar. Bu sırada, Satürn de doğu-güneydoğu ufku üzerinde yükseliş olur. Saatler ilerledikçe Boğa, Orion ve İkizler doğar.  Ayın başlarında geceyarısı Betelgöz, Prokyon ve Sirius’tan oluşan Kış Üçgeni de doğmuş olur. Sabaha karşı Aslan Takımyıldızı da yükselir. Bu sıralar, Mars ve Jüpiter Aslan’ın en parlak yıldızı Regulus’un yakınında yer alıyor.

Ayın ilk günlerinde hava kararırken batıya baktığımızda yaz gökyüzünün en parlak yıldızı olan Arkturus’un batmak üzere olduğunu görürüz. Yine bu sırada hafifçe güneybatıya doğru bakarsak Yay Takımyıldızı’nı ve eğer ışık kirliliğinin az olduğu bir gözlem yerindeysek Samanyolu’nun merkez bölgesini burada yine batmak üzere olarak görebiliriz. Bu sırada ufkun üzerinde Kuzey Tacı ve Herkül Takımyıldızı yer alır. Herkül’ün üzerinde Vega’yı görürüz. İlerleyen saatlerde Vega, Deneb ve Altair’in oluşturduğu Yaz Üçgeni batı ufkunun üzerinde yer alır.

Güneye döndüğümüzde tam karşımızda Oğlak Takımyıldızı yer alır. Yıldızları çok parlak olmadığı için başta seçmek zor olsa da tanıdıktan sonra takımyıldızı gökyüzünde bulmak kolaydır. Oğlak’ın sol altında gördüğümüz parlak yıldız, Güneybalığı Takımyıldızı’nda bulunan Fomalhaut’tur. Oğlak’ın solunda Kova Takımyıldızı, onun da solunda Balıklar ve Balina bulunur. Bu günlerde Satürn, bu iki takımyıldızın arasında yer alıyor.

Kuzeye döndüğümüzde Büyük Ayı’nın gökyüzündeki en alçak konumuna yaklaştığını görürüz. Birkaç saat içinde gözlem yerindeki ufkun yüksekliğine bağlı olarak takımyıldızın bazı yıldızları ufkun altında kalır. Bu sırada bölgedeki Ejderha, Kral ve Kraliçe takımyıldızları gökyüzünde iyice yükselmiş durumdadır.

Ülker Yıldız Kümesi

Ülker, gökyüzündeki en belirgin gökcisimlerinden biri. Sonbahar ve kış aylarında gökyüzünde yer alan bu yıldız kümesi çıplak gözle kolaylıkla görülebiliyor. Küme, ışık kirliliğinin yoğun olduğu bölgelerde bile çıplak gözle görülebilecek kadar parlak.

Ülker’e çıplak gözle bakıldığında genellikle altı ya da yedi yıldızı seçilir. Bu nedenle Yedi Kızkardeşler adıyla da bilinir. Karanlık bir gökyüzü altında çok daha fazla yıldızını görmek mümkün. Bir dürbünle bakıldığında parlak yıldızların arasında ve çevresinde çıplak gözle seçilemeyen çok sayıda yıldız ortaya çıkar. Kümenin belirgin bölümü gökyüzünde birkaç dolunay çapı genişliğinde bir alan kaplar. Bu nedenle Ülker’i gözlemlemenin en iyi yolu dürbünle bakmaktır. Bir teleskopla bakıldığında kümenin yalnızca bir bölümü görüş alanında kalır.,

Messier kataloğunda M45 olarak geçen Ülker, yaklaşık 440 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Açık kümeler, aynı gaz ve toz bulutundan doğmuş yıldız topluluklarıdır. Ülker’in yıldızları da yaklaşık 100 milyon yıl önce oluşmuştur. Yaklaşık 4,6 milyar yaşındaki Güneş’le karşılaştırdığımızda bunlar çok daha genç yıldızlardır.

Ülker’in fotoğraflarında yıldızların çevresindeki mavi bulutsular dikkati çeker. Bunlar yıldızlardan gelen ışığı saçan toz bulutlarıdır. Kendi ışıklarıyla parlamadıkları, yakınlarındaki yıldızların ışığını bize yönlendirdikleri için yansıma bulutsusu olarak adlandırılırlar. Toz tanecikleri mavi ışığı kırmızı ışığa göre daha etkili saçtığından bu bulutsular çoğunlukla mavi görünür.

Ülker yıldız kümesi ve çevresindeki gaz ve toz bulutları. Parlak yıldızların yakınındaki mavi bölgeler, yıldız ışığını saçan yansıma bulutsularıdır. (Fotoğraf: Alp Akoğlu)

Yıldızların bir gaz ve toz bulutundan doğduğunu düşününce, fotoğraftaki bulutsuların da Ülker’in oluşumundan kaldığı varsayılabilir. Bu birçok yıldız kümesi için doğru olabilir ancak burada durum farklıdır. Güncel araştırmalar kümenin oluştuğu bulutun çoktan dağılmış olduğunu gösteriyor. Bugün yıldızların çevresinde gördüğümüz bulutsular, Ülker’in içinden geçtiği başka bir yıldızlararası buluta ait.

Fotoğrafta, parlak yıldızların çevresindeki mavi bölgelerin dışında daha geniş alana yayılan sönük bulutlar da görülüyor. Yer yer ince çizgiler, kıvrımlar ve koyu bölgeler oluşturan bu yapılar, tozun gökyüzünde düzgün bir biçimde dağılmadığını gösteriyor. Fotoğraflardaki gaz ve toz bulutlarını çıplak gözle ya da bir dürbünle görmek mümkün değil. Ancak yıldızların yakın çevresindeki mavi bulutsular kısmen seçilebilir.

Leonid (Aslan) Meteor Yağmuru

Her yıl kasım ayında gerçekleşen Leonid meteor yağmuru 17-18 Kasım gecesi en yüksek etkinliğine ulaşacak. Dünya’nın 55P/Tempel-Tuttle kuyruklu yıldızının yörüngesinde bıraktığı parçacıkların atmosfere girmesiyle oluşan Leonidler, saniyede yaklaşık 71 kilometreye ulaşan hızlarıyla en hızlı meteorlar arasında yer alıyor. Gözlem koşullarının ideal olduğu yerlerde saatte yaklaşık 10-15 meteor görülebileceği tahmin ediliyor. Bu yıl Ay’ın geceyarısı civarında batacak olması sayesinde gözlem koşulları bu saatten sonra daha iyi olacak. Zaten meteor etkinliğinin 18 Kasım sabaha karşı, gün doğumundan önceki saatler en yüksek değerde olacağı tahmin ediliyor.

Kasım’da Gezegenler

Merkür ayın ilk günleri Güneş’e çok yakın konumda olduğundan görülemiyor. Gezegen 4 Kasım’da Güneş’le aramızdan geçerek sabah gökyüzüne geçecek. Ayın ortalarından itibaren gündoğumundan önce doğu-güneydoğu ufku üzerinde görülebilir. 21 Kasım’da Güneş’ten görünür olarak en uzak konumuna ulaşacak. Bu tarihin birkaç gün öncesi ve sonrası gezegeni görmek için uygun. Merkür’ü, çok daha parlak olan Venüs’ün sol altında arayabiliriz. 8 Kasım’da Ay’la yakın konumda olacak ancak ikisi de Güneş’e yakın olduğundan bu yakınlaşmayı görmek zor.

Venüs geçtiğimiz ayın sonunda sabah gökyüzüne geçti. Ayın ilk günleri gündoğumundan kısa süre önce doğan gezegen, ilerleyen günlerde hızla yükseliyor. Ayın ikinci yarısında hava henüz karanlıkken doğuda görülebilecek. Çok parlak olduğundan gezegeni tanımak kolay. Venüs, 7 Kasım sabahı ince hilal evresindeki Ay’la yakın konumda olacak.

Mars gece yarısı dolaylarında doğuyor ve sabaha kadar gökyüzünde kalıyor. Aslan Takımyıldızı’nda bulunan gezegen, turuncu rengiyle dikkat çekiyor. Mars ayın ilk yarısında gökyüzünde Jüpiter’e yaklaşacak. 15 ve 16 Kasım sabahları iki gezegeni birbirine çok yakın görebiliriz. Aralarındaki uzaklık yaklaşık iki dolunay çapı kadar olacak. Ayın ikinci yarısında Mars Jüpiter’den uzaklaşarak Aslan’ın parlak yıldızı Regulus’a yaklaşacak. 2 ve 3 Kasım sabahları Mars ve Ay yakın konumda olacaklar.

Jüpiter Aslan Takımyıldızı’nda, Mars’ın yakınında yer alıyor. Ancak Mars’tan çok daha parlak ve beyaz rengi sayesinde ondan kolayca ayrılıyor. Ayın başlarında gece yarısından sonra doğan gezegen, ilerleyen günlerde daha erken doğacak. Sabah hava aydınlanmadan önce güneyde yüksek konumda olduğundan teleskoplu gözlemciler için uygun durumda. 3 ve 30 Kasım sabahları Jüpiter ve Ay yakın konumda olacaklar.

Satürn hava karardığında güneydoğuda yükselmiş oluyor. Gezegen akşamın ilerleyen saatlerinde güneye ulaşacak. Bu sırada gökyüzündeki en yüksek konumunda olacağından teleskopla gözlem için de uygun olacak. Satürn günler ilerledikçe daha erken batıyor ancak ay boyunca gecenin büyük bölümünde görülebilecek. 20 Kasım akşamı Satürn ve Ay yakın konumda olacaklar.

Hazırlayan: Alp Akoğlu


Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. İçerik kullanım koşulları için tıklayınız. (CC-BY-NC)


Önceki İçerik2026 Nobel Fizik Ödülü çok uzaklardan bilgi getiren hayalet parçacıklara
Alp Akoğlu

ODTÜ Fizik Bölümünden mezun olduktan sonra, TÜBİTAK Bilim ve Teknik dergisinin yazar kadrosunda çalışmaya başladı. Başta TÜBİTAK Ulusal Gökyüzü Gözlem Şenliği olmak üzere çeşitli etkinliklerin koordinasyonunda rol alarak bilimin, özellikle de gökbilimin popülerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması için çalıştı. Çeşitli üniversitelerde ve başka eğitim kurumlarında bilim iletişimi konusunda çok sayıda sunum gerçekleştirdi, bilim haberciliği konusunda eğitimler verdi. TÜBİTAK Bilim Çocuk dergisini ilk çıkaran ve uzun yıllar devam ettiren ekipte yer aldı. Derginin editörlüğünü ve ardından yayın yönetmenliğini yaptı. 2019 yılında TÜBİTAK’tan ayrıldı. 2019-2021 yılları arasında KAFA Çocuk ve Bilim dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı. 2022-2025 yılları arasında GUHEM Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde Uzay Farkındalığı Eğitim Destek Ofisi Direktörü olarak çalıştı.