Polisiye roman kraliçesi Agatha Christie, ünlü dedektifi Hercule Poirot’yu, kitaplarında, yumurta kafalı, yaklaşık 1,60 boylarında, iyi biçimlendirilmiş ve gösterişli bir bıyığa sahip, simetri takıntısı olan (örn. şansı olsa yumurtaların bile yuvarlak olmasındansa köşeli olmasını tercih eden), çok düzenli, her zaman ütülü ve tertemiz takım elbiseleriyle dolaşan biri olarak tanıtmıştır. Bu özellikleri dışında, Poirot oldukça zeki (çoğunlukla sinir bozucu düzeyde ve benmerkezci) ve olay yerinde koşturmak yerine, arkasına yaslanıp beyninin “gri hücreleri”ni kullanmasını çok iyi bilen bir dedektiftir. Poirot, çözülmesi imkânsız görülen cinayet vakalarını, temelini düzen, gözlem ve karakterlerin psikolojik analizine dayandırdığı özel yöntemleriyle çözer.[1]Christie, A. (2026, 11.Basım). Ölüm sessiz geldi (Çev. Ç. Öztekin). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1920 yılında yayımlanmıştır.] [2]Christie, A. (2008, 3.Basım). Lord Edgware’i kim öldürdü? (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1933 yılında yayımlanmıştır.] [3]Christie, A. (2007, 4.Basım) Briç masasında cinayet (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1936 yılında yayımlanmıştır.] [4]About Hercule Poirot. (Son erişim tarihi: 2026, Mayıs, 31). The Home of Agatha Christie. https://www.agathachristie.com/en/characters/hercule-poirot
Poirot ilk kez Ölüm Sessiz Geldi adlı kitapta[5]Christie, A. (2026, 11.Basım). Ölüm sessiz geldi (Çev. Ç. Öztekin). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1920 yılında yayımlanmıştır.], bir cinayeti çözmek üzere karşımıza çıkar. 1916’daki bu kitapta Poirot bizlere emekli bir polis memuru olarak tanıtılır. O zamanlar 50-60 yaşlarında olduğu çıkarımını yaparsak, küçük bir hesaplamayla, 1976’da yer aldığı son kitabı Ve Perde İndi’de[6]Christie, A. (2007, 4.Basım). Ve perde indi (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1975 yılında yayımlanmıştır.] kurgusal dünyaya veda ettiğinde, 100 yaşının üstünde olduğu sonucuna varabiliriz. Christie’nin kendisi de sonradan, Poirot’yu ilk kitapta, tutmayacağını düşündüğü için halihazırda orta yaşlı biri olarak yarattığına pişman olduğunu belirtmiştir.[7]Christie, A. (2009). Hayatım & Otobiyografi (Çev. A. Bergin). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1977 yılında yayımlanmıştır.] Çünkü böyle bir kronolojide üst düzey bilişsel kapasite gerektiren en karmaşık cinayetleri çözdüğü vakalar, Poirot’nun 80’li yaşlarına denk gelmişti.
Christie’nin kitaplarını yazdığı dönemlerde, çözülemeyen vakalar için ilk başvurulan kişinin 80 küsür yaşındaki Poirot olması, okuyucuları bir hayli şaşırtmış olabilir. Fakat şimdilerde, bu hatalı kronoloji bizlere bilişsel psikoloji literatüründe yer alan “süper yaşlılar” (“super agers”) kavramını irdelememiz için iyi bir fırsat sunar. Yürütülen öncü bir araştırmaya dayalı olarak, süper yaşlılar, 80 yaşın üzerinde olmalarına karşın, kendilerinden 20-30 yaş küçük orta yaşlı bireylerle kıyaslanabilecek derecede iyi epizodik bellek performansına sahip bireyler olarak tanımlanır.[8]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 Bu tanım üzerinden Hercule Poirot’ya bir kez daha baktığımızda, karşımızda kuşkusuz, 80 yaşının üzerinde olmasına rağmen 50-60 yaşındaki bireylerin epizodik bellek performansına sahip, çözmüş olduğu sayısız vakayı son derece iyi hatırlayan ve eski ve yeni vakalar arasında dahice bağlantılar kurabilen bir süper yaşlı görürüz.
Süper yaşlanma projesi ve süper yaşlılar
Epizodik bellek ya da olay belleği, olayın ne olduğunu, nerede ve ne zaman yaşandığı ile ilgili bileşenlerle birlikte hatırlamayı içeren bir bellek türü olarak tanımlanır.[9]Tulving, E. (2002). Episodic memory: From mind to brain. Annual Review of Psychology, 53(1), 1-25. https://doi.org/10.1146/annurev.psych.53.100901.135114 [10]Hassabis, D., & Maguire, E. A. (2007). Deconstructing episodic memory with construction. Trends in Cognitive Sciences, 11(7), 299-306. https://doi.org/10.1016/j.tics.2007.05.001
Örneğin, üç yıl önce arkadaşlarımızla gittiğimiz Çeşme tatilini veya 2009 yılında kardeşimizle İstanbul Park’ta gittiğimiz Rock’n Coke konserini hatırlamak için epizodik belleğe ihtiyaç duyarız. Epizodik bellek, süper yaşlıların bilişsel profilini tanımlarken de merkezi bir öneme sahiptir.
Süper yaşlı tanımı ve sınıflandırılması, ilk kez Northwestern Üniversitesinde yürütülmekte olan “Süper Yaşlanma” (“SuperAging”)[11]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 projesi sırasında ortaya konmuştur. Bu projenin çıkış noktası, yaşlanan her bireyin eninde sonunda başına geleceği düşünülen epizodik bellekteki bozulmanın önüne geçebilecek herhangi bir faktörün olup olmadığının incelenmesiydi. Proje kapsamında, 80 yaşın üstündeki katılımcıların hem epizodik bellek performansları (örn. listeden okunan 15 kelimeyi 30 dakika sonra doğru hatırlayabilmek) hem de bellek ile ilgili olmayan ölçümlerden (örn. nesneleri adlandırma, dikkat vb.) elde edilen puanları incelenmiş ve belirli kriterlere dayalı olarak bazı katılımcılar süper yaşlı olarak sınıflandırılmıştır. Bu kriterlere göre, bir katılımcının süper yaşlı olabilmesi için epizodik bellek performansının 50-60 yaş aralığındaki bireylerin ortalama epizodik bellek performansına eşit veya onlardan daha iyi olması ve aynı zamanda bellek dışı ölçümlerdeki puanlarının da yine 50’li-60’lı yaşların ortalama değerlerinin içinde olması gerekiyordu.
Süper yaşlıların beyinlerindeki yapısal farklılıklar
Proje devam ederken, akıllardaki bir diğer soru ise süper yaşlıların istisnai derecede iyi epizodik bellek performanslarının yanı sıra beyin yapılarının da bazı farklılıklar gösterip göstermediğiydi.[12]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 Bu bağlamda, katılımcıların beyin kabuğu (bkz. korteks) da denilen beynin gri maddeden oluşan en dış yüzeylerinin (kortikal) kalınlıkları ve hacimleri beyin görüntüleme yöntemleriyle incelenmiştir. Araştırmacılar, aşağıda verilen üç grubu karşılaştırmışlardır:
- Süper yaşlılar grubu (12 katılımcı; yaş ortalaması: 85)
- Orta yaşlılar (14 katılımcı; yaş ortalaması: 57.9)
- Normal yaşlananlar grubu (10 katılımcı; yaş ortalaması: 83.1)
Sonuçlar, süper yaşlıların beyinlerinin sol ön singulat korteksindeki bir bölgenin orta yaşlılar grubuna oranla daha kalın olduğunu göstermiştir (ortalama 0.8 mm daha kalın, p < .000001, yanlış bulgu oranı = 0.05, bkz. Figür 1). Bu bulguya ek olarak, süper yaşlılar ve orta yaşlılar grubunun kortikal hacimleri arasında bir fark görülmezken, bu iki grubun kortikal hacimlerinin normal yaşlananlar grubundan daha fazla olduğu bulunmuştur. Destekleyici şekilde, normal yaşlananlar grubundaki katılımcıların beyinlerinin çeşitli bölgelerinde (örn. beynin ön bölümü) küçülmeler (bkz. atrofi) görülmüştür. Fakat hem süper yaşlılar hem de orta yaşlılar grubunun beyinlerinde herhangi bir küçülme gözlemlenmemiştir.[13]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300
- Kortikal Kalınlık: 1) Süper yaşlılar = Orta yaşlılar> Normal yaşlananlar
2) Süper yaşlılar > Orta yaşlılar (ön singulat kortekste bir bölge) - Kortikal Hacim: Süper yaşlılar = Orta yaşlılar> Normal yaşlananlar
- Küçülme (Atrofi): Normal yaşlananlar> Süper yaşlılar = Orta yaşlılar
Süper yaşlılarda kortikal kalınlık ve hacmin fazla olması ve beyin bölgelerinde herhangi bir küçülme görülmemesi, beyinlerindeki gri madde miktarının fazla olduğu anlamına gelmektedir. Gri madde miktarının fazla olması, belirtilen bölgelerde sinir hücresi yoğunluğunun fazla ve sinirsel mesaj aktarımlarının güçlü olduğuna işaret eder. Bu da özellikle bellek süreçleri gibi üst düzey bazı bilişsel süreçlerin (örn. karar verme, odaklanma) süper yaşlılarda daha iyi olmasıyla ilişkilendirilir.[14]Kılıç-Ekici (2015). Hafıza kaybı olmadan yaşlanan süper yaşlılar. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, 34-35. Fakat unutulmamalıdır ki bu bulgular bize, örneğin, süper yaşlıların ön singulat bölgesindeki bu bölgenin doğuştan mı kalın olduğuna, yoksa yaşlanma sürecinden etkilenmeden mi kalın kaldığına ilişkin bir bilgi sağlamamaktadır.[15]Harrison, T. M., Weintraub, S., Mesulam, M.-M., & Rogalski, E. (2012). Superior Memory and Higher Cortical Volumes in Unusually Successful Cognitive Aging. Journal of the International Neuropsychological Society, 18(6), 1081–1085. https://doi.org/10.1017/S1355617712000847
Bu bulguları şöyle bir metaforik örnekle de açıklayabiliriz. Kulaktan kulağa oyununu oynayan bir grup insanın aralarına çok uzun mesafe koyarak oturduğunu düşünelim. Böyle bir durumda, bilgiyi bir sonraki kişiye aktarmak için önce aradaki mesafenin katedilmesi gerekir; dolayısıyla bilgi iletimi yavaşlar. Bu örnek, yaşlandıkça beyindeki gri madde miktarının azalmasıyla sinirsel mesaj aktarımının yavaşlamasını temsil eder ve projedeki “normal yaşlananlar” grubunun bulgularıyla uyumludur. Şimdi ise bir grup insanın birbirlerine çok yakın oturarak kulaktan kulağa oynadığını düşünelim. Bilgiyi bir sonraki kişiye iletmek için kimsenin ayağa kalkması gerekmez, böylece bilgi sıranın en başından en sonuna çok hızlı bir şekilde iletilir. Bu örnek ise “süper yaşlılar”ın beyinlerindeki gri madde miktarının fazla olması nedeniyle sinirsel mesaj aktarımının ne kadar çabuk gerçekleştiğini açıklar.
Tam bu noktada dedektif Hercule Poirot’ya dönecek olursak, kitaplarda vaka çözme yöntemlerinin yerdeki ayak izlerini incelemekten veya delil olarak olay yerindeki sigara izmaritlerini toplamaktan çok öte olduğu vurgulanır.[16]Christie, A. (2024, 13.Basım). Beş küçük domuz (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1942 yılında yayımlanmıştır.] Poirot, sık sık vakaların çözülmesi için fiziksel bir çabadan çok zihinsel bir sürecin önemli olduğunun altını çizer. Beyninin gri hücreleri sayesinde, yalnızca olaya karışan kişilerin kendisine anlattıklarından yola çıkarak vakaları çözebileceğini iddia eder ve kitaplarda bunu kanıtlar.[17]Christie, A. (2024, 13.Basım). Filler de hatırlar (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1942 yılında yayımlanmıştır.] [18]Christie, A. (2024, 13.Basım). Beş küçük domuz (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1942 yılında yayımlanmıştır.] [19]Christie, A. (2007, 4.Basım). Ve perde indi (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1975 yılında yayımlanmıştır.] Christie’nin Poirot üzerinden dikkati çektiği “gri hücreler” aslında beynin yapısında bulunan “gri madde”ye nokta atışı bir göndermedir. Bu doğrultuda, başarıyla çözdüğü tüm vakalardan gri hücrelerini sorumlu tutan dedektifin süper yaşlıların beyinlerindeki kortikal kalınlık, hacim ve gri madde yoğunluğu bulgularıyla uyumlu bir profil çizdiği düşünülebilir.
Süper yaşlıların beyinlerinin ölüm sonrası incelenmesi
Süper Yaşlanma Projesi kapsamında gerçekleştirilen bir diğer inceleme, ölümlerinin ardından beyinlerini incelenmeleri için bağışlayan süper yaşlıların beyin otopsisini içermekteydi.[20]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 Araştırmacıların buradaki amacı, Alzheimer hastalığı ile sıkça ilişkilendirilen plak (bkz. amiloid plak) ve yumakların (bkz. nörofibriler yumak) yoğunluğunun süper yaşlılarda ve normal yaşlananlarda farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktı. Yukarıda bahsedilen kortikal kalınlık ile ilgili beyin görüntüleme çalışmasına katılan süper yaşlı katılımcılardan biri proje devam ederken vefat etmiştir. Araştırmacılar, Northwestern Beyin Bankasına beynini bağışlayan katılımcıları da tarayarak, süper yaşlanma kriterlerine uyum sağlayan dört katılımcı daha bulmuştur. Böylece bu beş süper yaşlının beyinleri (Yaş ortalaması: 88.6) yine Beyin Bankasına bağışlanan, süper yaşlılar ile yaşıt ve bilişsel olarak normal yaşlanan beş yaşlı katılımcı (Yaş ortalaması: 90.2) ile karşılaştırılmıştır.
20 farklı beyin bölgesini değerlendiren araştırmacılar, normal yaşlanan katılımcılar grubunda bu bölgelerin tümünde, çeşitli yoğunluklarda plak ve yumağa rastlarken; süper yaşlılar grubunda bu 20 bölgenin 15’inde (%75) herhangi bir plak veya yumağa rastlamamıştır.[21]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 Bu bulgunun kulaktan kulağa oyunu örneğimizdeki karşılığı ise şu şekildedir: Hatırlarsanız, normal yaşlananlar grubu kulaktan kulağa oynarken, bilgiyi ulaştırmak için zaten uzak mesafeleri katetmek zorundaydı. Şimdi bir de bu geçilen tüm yollar üzerinde birtakım engeller (örn. çöpler, çamur vb.) olduğunu ve oyuncuların sürekli bu engellere takılıp düştüklerini düşünelim. Normal yaşlıların beyinlerinde bulunan plakları ve yumakları da bu engellere benzetebiliriz. Diğer taraftan, süper yaşlılar grubunun kulaktan kulağa oyununda böyle bir durum söz konusu değildir. Hem oyuncular birbirlerine çok yakın otururlar hem de yolların %75’inde bu engeller bulunmaz.
Süper yaşlıların beyinleri üzerinde otopsiler yapılırken, araştırmacıların ilgisini çeken bir başka durum ise belirli bölgelerde ipliğimsi bir sinir hücresine sıkça rastlanmasıydı.[22]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 Von Economo adıyla literatüre kazandırılan bu sinir hücrelerinin daha çok sosyal bilişsel mekanizmalar, empati, duygu düzenleme, bedensel uyaranları fark edip takip edebilme gibi süreçlerle ilişkili olduğu bulunmuştur.[23]Ibegbu, A. O., Umana, U. E., Hamman, O. W., & Adamu, S. A. (2015). Von Economo neurons: a review of the anatomy and functions. Journal of Experimental and Clinical Anatomy, 14(2), 126-130. https://doi.org/10.4103/1596-2393.177023 Proje çerçevesinde araştırmacılar, süper yaşlıların (2 katılımcı), normal yaşlananların (2 katılımcı) ve orta seviye Alzheimer hastalarının (2 katılımcı) beyinlerini ölümleri sonrasında incelemiş ve Von Economo sinir hücrelerinin yoğunluğunu bu üç grup arasında karşılaştırmıştır. Sonuçlara göre, diğer iki gruba kıyasla, Von Economo sinir hücrelerinin en yoğun olarak süper yaşlılarda (özellikle ön singulat kortekslerinde) bulunduğu gözlemlenmiştir.[24]Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300
Bu bulgular ışığında, bir kez daha Hercule Poirot’ya dönecek olursak, ilk olarak altını çizmemiz gereken nokta, Poirot’nun kurgusal bir karakter olduğu, dolayısıyla da beyninin ölüm sonrası incelenmesinin mümkün olmadığıdır. Yine de yer aldığı son kitap, Ve Perde İndi’de[25]Christie, A. (2007, 4.Basım). Ve perde indi (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1975 yılında yayımlanmıştır.] 100 yaşının üstünde ve fiziksel sınırlılıkları nedeniyle tekerlekli sandalyede olmasına karşın zihninin ve belleğinin çok iyi çalıştığı vurgulanır. Zaten bu son kitapta da vakayı başarılı bir şekilde çözer. Buradan hareketle, Poirot’nun ileri yaşlarda da olsa, herhangi bir Alzheimer belirtisi göstermediği söylenebilir. Eğer Agatha Christie kurgusal dünyada Poirot’nun beyni için bir otopsi gerçekleştirmeyi düşünüp, bunun üzerine bir kitap yazmış olsaydı, muhtemelen Alzheimer hastalığının göstergeleri olan plak ve yumaklara rastlanmazdı.
Sonuç olarak…
Nihayetinde, Agatha Christie, sevilmeyeceğini düşünerek Belçikalı dedektif Hercule Poirot’yu ilk kitabında orta yaşlarda, emekli bir polis memuru olarak yaratmıştır. Fakat Poirot okurlar tarafından o kadar çok sevilmiştir ki, ortaya, orta ve son dönem kitaplarda, 80 yaşının üstünde olmasına rağmen bilişsel olarak oldukça zinde ve cinayet vakalarını başarıyla çözebilen bir dedektif çıkmıştır. Yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülen bilişsel kayıpların Hercule Poirot’da hiçbir zaman görülmemesi genellikle, kurgusal dünyanın nimetlerine veya kronolojinin hatalı olmasına bağlanmıştır.
Bu yazıda ise, kronoloji hatalı demek yerine, bakış açımızı değiştirerek, bu dedektiflik kurgusunun gerçek dünyada bir karşılığı olabilir mi sorusuna yanıt aradık. Diğer bir deyişle, 80 yaşın üzerinde olup da yaşıtlarına oranla çok daha iyi bir bilişsel kapasiteye sahip olmak mümkün müdür?
Bu soru bağlamında, Süper Yaşlanma Projesi’nin, yaşlanma kaynaklı ortaya çıkan bilişsel ve yapısal götürülere uymayan özel grubu süper yaşlılar grubuna odaklanılmıştır. Bu proje kapsamında, belirli kriterlere uygun olarak sınıflandırılan süper yaşlılar grubunun beyinlerinin, kendilerinden yaşça 20-30 yaş küçük ama bilişsel olarak denk olan orta yaşlılar grubu ile karşılaştırıldığında, kortikal kalınlıklarının daha fazla olduğu; kortikal hacim ve atrofinin de eşit değerlerde seyrettiği raporlanmıştır. Bu bulgular, süper yaşlıların beyinlerindeki gri madde miktarının fazla, yani sinir hücrelerinin yoğun ve sinirsel mesaj aktarımının hızlı olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca, yapılan beyin otopsileri, süper yaşlılar grubunda, normal yaşlananlar grubuna kıyasla, Alzheimer hastalığı ile ilişkili plak ve yumağa çok daha az rastlandığını ve bazı bölgelerde karmaşık sosyal biliş süreçleriyle ismi anılan Von Economo sinir hücrelerinin çok daha yoğun olduğunu ortaya koymuştur.
Yine de bu bulgular, yapılan çalışmaların iki önemli sınırlılığı çerçevesinde dikkatlice değerlendirilmelidir. Birinci sınırlılık, araştırmalar kapsamında süper yaşlı sınıflandırması içinde yer alan katılımcıların genç yaşlardaki bellek performanslarının bilinmemesidir. Bunun en temel nedeni, her bir katılımcıyı, örneğin 20’li yaşlarından başlayarak 80’li yaşlarına kadar bellek performansındaki değişim açısından takip etmenin oldukça güç olmasıdır. Fakat, katılımcıların bu genç yaşlarındaki bellek performanslarının bilinmemesi, gençken de zaten yaşıtlarından daha iyi bellek performansları vardı; dolayısıyla yaşlandıkça kayba uğrasalar bile, iyi bir altyapıları olduğu için mi hâlâ iyi bir bellek performansı gösterebiliyorlar sorusunu yanıtsız bırakmaktadır. Destekleyici şekilde, ön singulat korteksteki kortikal kalınlığın süper yaşlılarda daha fazla olduğunu söyleyen çalışmalar da bunun doğuştan mı geldiğine yanıt bulamamışlardır. Yine de araştırmacılar, süper yaşlıların anamnezlerini incelediklerinde, gençken çok üst seviyede bellek performansına sahip olduklarına ilişkin bir ipucu bulamadıklarının da altını çizmektedirler.[26]Harrison, T. M., Weintraub, S., Mesulam, M.-M., & Rogalski, E. (2012). Superior Memory and Higher Cortical Volumes in Unusually Successful Cognitive Aging. Journal of the International Neuropsychological Society, 18(6), 1081–1085. https://doi.org/10.1017/S1355617712000847 İkinci sınırlılık ise çalışmaların örneklem sayısının çok düşük olmasıdır. Örneğin, bir çalışma[27]Rogalski, E., Gefen, T., Mao, Q., Connelly, M., Weintraub, S., Geula, C., … & Mesulam, M. M. (2019). Cognitive trajectories and spectrum of neuropathology in Super Agers: the first 10 cases. Hippocampus, 29(5), 458-467. https://doi.org/10.1002/hipo.22828 Northwestern Üniversitesi Süper Yaşlanma Projesi’ne 2018 yılına kadar 74 kişinin kaydolduğunu ve bu katılımcıların %74’ünün kadın olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla, örneklem sayısının düşüklüğü ve bazen de bir cinsiyetin yüzdesel olarak baskın olması nedeniyle bulgular açısından bir genelleme yapabilmek oldukça zordur.
Bitirirken, bu yazı kapsamında süper yaşlıların bilişsel profillerini ve beyin yapılarını irdelememize ilham olan Agatha Christie’ye ve Hercule Poirot’ya teşekkürü bir borç biliriz.
Notlar/Kaynaklar
| ↑1, ↑5 | Christie, A. (2026, 11.Basım). Ölüm sessiz geldi (Çev. Ç. Öztekin). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1920 yılında yayımlanmıştır.] |
|---|---|
| ↑2 | Christie, A. (2008, 3.Basım). Lord Edgware’i kim öldürdü? (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1933 yılında yayımlanmıştır.] |
| ↑3 | Christie, A. (2007, 4.Basım) Briç masasında cinayet (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1936 yılında yayımlanmıştır.] |
| ↑4 | About Hercule Poirot. (Son erişim tarihi: 2026, Mayıs, 31). The Home of Agatha Christie. https://www.agathachristie.com/en/characters/hercule-poirot |
| ↑6, ↑19, ↑25 | Christie, A. (2007, 4.Basım). Ve perde indi (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1975 yılında yayımlanmıştır.] |
| ↑7 | Christie, A. (2009). Hayatım & Otobiyografi (Çev. A. Bergin). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1977 yılında yayımlanmıştır.] |
| ↑8 | Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 |
| ↑9 | Tulving, E. (2002). Episodic memory: From mind to brain. Annual Review of Psychology, 53(1), 1-25. https://doi.org/10.1146/annurev.psych.53.100901.135114 |
| ↑10 | Hassabis, D., & Maguire, E. A. (2007). Deconstructing episodic memory with construction. Trends in Cognitive Sciences, 11(7), 299-306. https://doi.org/10.1016/j.tics.2007.05.001 |
| ↑11, ↑12, ↑13, ↑20, ↑21, ↑22, ↑24 | Rogalski, E. J., Gefen, T., Shi, J., Samimi, M., Bigio, E., Weintraub, S., … Mesulam, M. M. (2013). Youthful memory capacity in old brains: Anatomic and genetic clues from the Northwestern SuperAging Project. Journal of Cognitive Neuroscience, 25(1), 29–36. https://doi.org/10. 1162/jocn_a_00300 |
| ↑14 | Kılıç-Ekici (2015). Hafıza kaybı olmadan yaşlanan süper yaşlılar. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, 34-35. |
| ↑15 | Harrison, T. M., Weintraub, S., Mesulam, M.-M., & Rogalski, E. (2012). Superior Memory and Higher Cortical Volumes in Unusually Successful Cognitive Aging. Journal of the International Neuropsychological Society, 18(6), 1081–1085. https://doi.org/10.1017/S1355617712000847 |
| ↑16, ↑18 | Christie, A. (2024, 13.Basım). Beş küçük domuz (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1942 yılında yayımlanmıştır.] |
| ↑17 | Christie, A. (2024, 13.Basım). Filler de hatırlar (Çev. G. Suveren). Altın Kitaplar. [Orijinal eser 1942 yılında yayımlanmıştır.] |
| ↑23 | Ibegbu, A. O., Umana, U. E., Hamman, O. W., & Adamu, S. A. (2015). Von Economo neurons: a review of the anatomy and functions. Journal of Experimental and Clinical Anatomy, 14(2), 126-130. https://doi.org/10.4103/1596-2393.177023 |
| ↑26 | Harrison, T. M., Weintraub, S., Mesulam, M.-M., & Rogalski, E. (2012). Superior Memory and Higher Cortical Volumes in Unusually Successful Cognitive Aging. Journal of the International Neuropsychological Society, 18(6), 1081–1085. https://doi.org/10.1017/S1355617712000847 |
| ↑27 | Rogalski, E., Gefen, T., Mao, Q., Connelly, M., Weintraub, S., Geula, C., … & Mesulam, M. M. (2019). Cognitive trajectories and spectrum of neuropathology in Super Agers: the first 10 cases. Hippocampus, 29(5), 458-467. https://doi.org/10.1002/hipo.22828 |
