Gökyüzünün en zengin dönemi geldi. Akrep ve Yay takımyıldızları güneydoğu ufku üzerinde yükseldiğinde, onlarla birlikte bu bölgede bulunan Samanyolu’nun merkezi bölgesi de yükselir. İçinde yaşadığımız Samanyolu Gökadası’nın bu bölgesi hem yıldız hem de yıldız kümeleri ve bulutsular bakımından çok zengindir. Bu bölgedeki derin gökyüzü cisimlerinin çoğu bir dürbünle rahatlıkla görülebilecek kadar parlaktır.
Akrep Takımyıldızı, temmuz ayında hava karardığında güney yönünde en yüksek konumuna ulaşır. Takımyıldızın şekli gerçekten de bir akrebi andırır. Sağında akrebin kıskaçlarını, solundaysa kıvrık kuyruğu yer alır.
Akrep Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı olan Antares, bilinen en parlak ve en büyük yıldızlardan biridir. Güney yönündeki en parlak yıldız oluşu ve turuncu rengi sayesinde dikkat çekicidir. Adının Yunan mitolojisindeki savaş tanrısı Ares’ten (Romalıların Mars’ı) türediği düşünülüyor. Biri yıldız, öteki gezegen olduğu için yapısal olarak gerçekte birbirlerine hiç benzemeseler de renkleri ve parlaklıkları benzerdir. İşte bu yıldıza nedenle yıldıza “Ares’in benzeri” anlamına gelen Antares adı verilmiş. Bu yıldıza Latincede Cor Scorpii, yani “Akrebin Kalbi” de deniyor.
Antares’in de içinde yer aldığı, Akrep ve Yılancı takımyıldızlarının sınırında yer alan Rho Ophiuchi bulut kompleksi, Dünya’ya en yakın yıldız oluşum bölgelerinden biridir. Bu bölgede genç yıldızların ışığıyla aydınlanan mavi yansıma bulutsuları, yoğun karanlık moleküler bulutlar ve Antares çevresindeki sarı-turuncu bulutsu yapılar bir arada bulunur. Koyu renkli toz şeritleri, arkalarındaki yıldız ışığını örterken aynı zamanda yeni yıldızların doğduğu soğuk ve yoğun bölgeleri kapsar.
Antares’e çok yakın konumda bulunan M4, iyi gözlem koşullarında çıplak gözle bile seçilebilir. Gözlem koşulları mükemmel olmasa da bu küme bir dürbünle kolayca görülebilir. Dürbünle Antares’e bakarken, hemen güneybatısında yer alan küme de dürbünün görüş alanına girer.
Akrep Takımyıldızı’ndan sonra doğan ve onun solunda yer alan Yay Takımyıldızı’ysa bir çaydanlık demliğine benzer. Bu nedenle “çaydanlık” adıyla da bilinir. Samanyolu’nun merkezi Yay takımyıldızı doğrultusunda yer alır. Bu bölge yıldızlar, yıldız kümeleri ve bulutsular bakımından çok zengindir. Bunların bir bölümünü çıplak gözle bile görebiliriz. Bu bölgede bir dürbün ya da teleskopla görülebilecek onlarca parlak yıldız kümesi ve bulutsu vardır. Bu gökcisimleriyle ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Ayın başlarında günbatımının ardından batıda ilkbaharın simgesi olarak kabul edilen Aslan Takımyıldızı’nın ufkun hemen üzerinde batmak üzere olduğunu görebiliriz. Bölgede başka belirgin takımyıldız olmadığından, gerçekten de bir Aslan’a benzeyen bu takımyıldızı tanımak kolaydır. Ancak ilerleyen günlerde takımyıldız alacakaranlıkta batacak ve bu nedenle de görülmesi zorlaşacak. Bu ay boyunca Venüs de bu bölgede yer alacak.
Yine ayın başlarında biraz solda yani güneybatıda dörtgen şekliyle dikkati çeken Karga Takımyıldızı ufkun hemen üzerinde yer alır. Onun sol üstünde görünen beyaz parlak yıldızsa Başak Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Spika’dır. Çoban Takımyıldızı ve yaz gökyüzünün en parlak yıldızı olan Arkturus, tepeye yakın konumda yer alıyor.
Gökyüzünde başucuna yani tepeye baktığımızda Kuzey Tacı’nı görürüz. Bu Küçük takımyıldız pek parlak olmasa da bir taca benzeyen şekliyle tanınabilir.
Kuzeye döndüğümüzde, Kraliçe Takımyıldızı’nı ufkun üzerinde görebiliriz. Takımyıldız saatler ilerledikçe kuzeydoğudan yükselecek. Takımyıldızı W şekli sayesinde tanımak kolaydır. Kutupyıldızı ve Küçük Ayı Takımyıldızı onun üzerinde yer alır. Büyük Ayı, geçtiğimiz aylarda gökyüzündeki en yüksek konumundaydı. Hava yeni karardığında onu tepeye yakın konumda görmek mümkün.
Delta Kova Göktaşı Yağmuru
Delta Kova göktaşı yağmuru temmuz sonlarında etkinliği artan ve saatte 20 kadar göktaşının görülebildiği bir gök olayı. Bu yıl 28 Temmuz’da Ay dolunaya yakın bir evrede olacak. Ay gökyüzündeyken görülebilecek göktaşı sayısı aysız bir geceye göre çok daha az olacak. Ay’dan olabildiğince az etkilenmek için gökyüzünde Ay’a en uzak bölgeye bakmak en iyisi. Böylece birkaç göktaşı görme şansı olabilir.
Temmuzda gezegenler
Merkür, geçtiğimiz ay akşam gökyüzünde yılın en iyi konumuna ulaşmıştı. Gezegen Temmuz başında yine batı ufkunda ancak çok alçalmış durumda. Gezegen ayın ortalarına doğru sabah gökyüzüne geçecek ve ayın sonlarına doğru sabahları gündoğumundan önce kısa sürelerle görülebilecek kadar yükselecek.
Venüs, akşam gökyüzünde gözlem için çok iyi konumda. Günbatımının hemen ardından, hava henüz kararmadan batıda yüksekte görülebilir. Venüs hava tamamen karardıktan kısa bir süre sonra batıyor. Gezegen ay boyunca her akşam ufka biraz daha yakın olacak, ancak bunu Temmuz’da fark etmek zor. Önümüzdeki iki ay bu alçalış daha belirgin olacak ve Eylül ortalarında günbatımında gezegen ufka çok yakın konumda olacak. 8-11 temmuz arası Venüs ve Aslan Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Regulus yakın konumda olacaklar. 17 Temmuz’da Ay ve Venüs yakın konumda olacaklar.
Mars, ay boyunca sabah gökyüzünde hızla yükselecek. Ayın ilk günleri haya aydınlanmaya başlamadan kısa bir süre önce doğacak ancak ayın sonunda bu süre iki saati bulacak. Mars ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran güzel bir ikili oluşturuyor. Her ikisi de turuncu rengiyle dikkat çekiyor. 11 ve 12 Temmuz’da Ay da bu bölgede olacak.
Jüpiter ayın büyük bölümünde akşam gökyüzünde ancak günbatımında batı ufkuna çok yakın konumda. Ayın ilk günleri gezegeni ufkun hemen üzerinde görmek mümkün. Ancak ayın ilk haftasından sonra bu çok zorlaşacak. Önümüzdeki aydan itibaren gezegeni sabah gökyüzünde görebileceğiz.
Satürn ayın başlarında sabaha karşı 02:00 civarında, ayın sonundaysa geceyarısı civarı doğmuş oluyor. Gezegeni görmek için doğu yönüne bakmak yeterli. Çok parlak olmasa da bölgede çok parlak yıldızlar bulunmadığından kolayca ayırt edilebiliyor. 7 ve 8 Temmuz’da Ay ve Satürn yakın konumda olacaklar.
Hazırlayan: Alp Akoğlu
Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır. İçerik kullanım koşulları için tıklayınız. (CC-BY-NC)
